yolculuk
25 Haziran 2026 Perşembe
  • Gündem
  • Blog
  • Sınıfsal Bakış
  • Çeviri
  • Dünya
No Result
View All Result
  • Gündem
  • Blog
  • Sınıfsal Bakış
  • Çeviri
  • Dünya
No Result
View All Result
yolculuk
No Result
View All Result

Yolculuk Çeviri | Güzel oyun çirkinliği gizleyemez

Haziran 25, 2026

Amerika Birleşik Devletleri, Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmamalıdır zira ülke ırkçılık, baskı ve sonu gelmeyen savaşlar üzerine kuruludur. FIFA ve önderleri, maçların başka bir yerde yapılmasına dair uluslararası istekleri görmezden geldi, şimdi ise Dünya Kupası ve ABD’nin boykot edilme talepleriyle karşı karşıyalar.

“Futbol, insanları bir araya getiren tek spordur; zengin, fakir, siyah veya beyaz olmanın bir önemi yoktur.”

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika ile birlikte 2026 Dünya Kupası’nın ilk maçlarına ev sahipliği yapacak. ABD’nin turnuvaya ev sahiplerinden biri olarak görev alması, kaygı ve öfkeyle karşılandı. Örneğin, bu senenin başlarında, Donald Trump Grönland’ın ABD topraklarına katılması gerektiği konusunda ısrar ettiğinde, Almanya Futbol Federasyonu yürütme kurulu, Dünya Kupası’nın boykot edilmesini talep etmişti. Bu zamanlarda, St. Pauli isimli Bundesliga kulübünün başkanı Oke Göttlich ve Alman Federasyonu’nun 10 başkan yardımcılarından bir tanesi, “Organizasyonlar ve toplum olarak, tabu ve sınırları nasıl koyacağımızı ve değerlerimizi nasıl savunacağımızı unutuyoruz. Sınırlar, duruşumuzun önemli bir parçası. Biri diğerini tehdit ettiğinde sınırlar aşılmış olur mu? Biri diğerine saldırdığında sınırlar aşılmış olur mu? Peki ya insanlar öldüğünde?” dedi.

“Donald Trump’tan ve aynı zamanda Alman Federasyon Başkanı Bernd Neuendorf ve FIFA başkanı Gianni Infantino’nun kendi sınırlarını ne zaman aştıklarını düşündüklerini öğrenmek isterim.”

Bu noktaya kadar Infanito, Göttlich’in sorularına, Güney Kaliforniya’daki plastik cerrahların tamamından daha fazla kozmetik ameliyat yaparak cevap vermiş gibi görünüyor. Beyaz ‘İnsanların’ Sarayı’nda ‘Führer’ Trump’a yapılan sayısız yolculuk sonrasında, FIFA’nın yalakalar başkanı ABD Başkanının takdirini kazanmak için önlerinde eğildi. Hatta ABD’nin Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmasına dair endişeleri yatıştırmak amacıyla kötü ve beceriksiz şakalar yaptı. Bir seyahat sırasında, Göçmen ve Gümrük Muhafaza (ICE) memurlarının Minneapolis’i işgal etmelerinin ve Renee Good ile Alex Pretti’nin gün ortasında vurulmalarının ardından şehirlerindeki yurtiçi militarizm hakkında endişelenen belediye başkanları ve diğer şehir yetkilileri ile konuştuğu sırada,

Amerika Birleşik Devletleri’nin 250 yıllık tarihinde ilk kez, sadece işgal edilmekle kalmayacak, aynı zamanda fethedileceksiniz… Futbol tarafından fethedileceksiniz.

Infantino, ABD’yi bir barış timsali ve bu “güzel oyunu” sunmak için her derde deva bir ev sahibi olarak çizme çabalarında, geçen sene Trump’a vermek için bir “barış ödülü” yaptı ve yakın zamanda isim değiştirmiş Kennedy Center’da müsrif bir seremoni düzenledi. Ödülü Trump’a verirken, Infanto gururla ilan etti; “Umut görmek istiyoruz, birlik görmek istiyoruz, gelecek görmek istiyoruz. Bir liderden görmek istediğimiz budur ve siz kesinlikle ilk FIFA barış ödülünü hak ediyorsunuz.” Infanito’nun, Trump’ın botlarını yalamaktan nefesinin deri koktuğu açık olsa da, bu koku, Trump’a hayali FIFA “barış” ödülünü takdim etmesinden bu yana işlediği sayısız suçlar göz önüne alındığında, dünyadaki en güçlü zehirli havayı oluşturan ABD imparatorluğunun pis kokusunun yanında sönük kalır. O kadar ki, basına anonim kalma şartı ile röportaj veren üst düzey FIFA yöneticileri de Infantino’nun Trump ile olan ilişkisinden ve bir üst düzey yöneticinin belirttiğine göre “Dünya Kupası’nı Amerika’da yapmak hem turnuvaya giden aylarda hem de yarışın kendisinde çok hassas ve zor bir dönem olacak,” bu endişeler haklı çıktı.

Inferno’nun Trump oturumlarına olan kendini beğendirme çabasından bu yana, ABD, Venezuela Başbakan’ını hukuka aykırı şekilde kaçırdı, Küba’yı kuşattı ve Siyonist varlığın, Filistin’de işgal altındaki olan Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’yi de kapsayan Orta Doğu’daki “Büyük İsrail” fethine yardım ve yataklık etmeye devam ederken, Gazze halkını terörize etmeye ve soykırım ile etnik temizliğe maruz bırakmaya devam eden bir dizi ihlal edilmiş ateşkes anlaşmasına da göz yumdu. Bu da yetmezmiş gibi, ABD’nin son saldırganlığı ve savaş tercihi olan Siyonist etno-devlet ile iş birliği yaparak İran İslam Cumhuriyetine saldırması, dünya ekonomisini kaosa sürükledi ve bu durum, küresel ekonomiyi kaosa ve bir çöküşe sürükledi; bu durumun etkisini en çok hissedenler ise, normal maçlar için 8.680 dolara, finaller için ise 32.970 dolar gibi aşırı yüksek bilet fiyatları nedeniyle Dünya Kupası maçlarına gitme imkanı olmayan yoksullar ve işçi sınıfı oldu. Infantino’nun umut, birlik ve gelecek çağrısı; maçların ev sahibinin bu değerlerin ve prensiplerin tam antitezi olan ve olmuş bir ülkede yapılması çabalarını da gördüğümüzde asılsız ve boğucudur.

Ve ABD’nin ev sahipliğinin diskalifiye edilmesini gerektiren sebepler yalnızca bu uluslararası hukuksuzluk ve mafyacılık değil; aynı zamanda iç politikaları ve beyaz olmayan insanlara karşı olan tavrı, ABD’nin neden maçlarda ev sahipliği yapacak kadar güvenli bir yer olmadığının göstergesidir. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU)’ne göre, “6,5 milyondan fazla insan bu maçlara katılacak. ABD’de birçok maç hali hazırda hükümetin sert göçmenlik taktiklerinin en sert etkilerini deneyimleyen şehirlerde yer alacak. Taraftarlar, oyuncular, gazeteciler ve herkes, kolluk kuvvetleri tarafından ırk temelli profil oluşturma, sosyal medyada aşırı derecede müdahaleci taramalar, elektronik cihazların aranması, ifade ve protesto özgürlüklerinin kısıtlanması ve sivil özgürlükleri tehdit eden diğer unsurlar dahil olmak üzere olası risklere karşı hazırlıklı olmalıdır.” Ayrıca, “İnsanlık Kazanmalı: 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Hakları Savunmak, Baskıya Karşı Mücadele” başlıklı bir raporda, Uluslararası Af Örgütü özellikle ABD’deki insan hakları ihlallerine odaklandı,

“Dünya Kupası’nın üçte birine ev sahipliği yapacak olan ABD, “insan hakları krizi” ile karşı karşıya. Silahlı ajanlar kapıları kırıyor, çocuklara el koyuyor ve binlerce insanı sınır dışı ediyor. LGBTQI+ hayran grupları görünür olmanın güvenilir olmadığını söylüyor ve yarışmaya katılmaya hak kazanan dört ülkenin ülkeye girmesi yasaklandı.”

Hayranlar baskılayıcı tavır ile karşıya kalma ve ABD’nin beyaz ‘üstüncülüğü’ ile bağnazlığı deneyimleme konusunda yalnız değil. Dün The Guardian, FIFA hakemlerinden, milli takım yetkililerine kadar birçok insanın ABD’nin insanlık dışı ve cani muamelelerine maruz bırakıldıklarını açıklayan bir makale yayınladı. Omar Atan, resmi olarak Dünya Kupası maçı yöneten ilk Somalili olacakken, ABD’ye girişi reddedildi. FIFA, Infantino’nun Trump ile olan bağını Atan’ın lehine kullanmaktansa, korkakça geri çekildi ve şu açıklamayı yaptı, “Ev sahibi ülkenin göçmen politikaları FIFA’yı ilgilendirmemektedir, buna vize işlemleri de dahildir…önceki FİFA etkinlikleri gibi, ev sahipliği yapan ülkenin hükümeti, kimin ülkesine giriş için vize alıp alamayacağına karar verir.” İran milli takımını temsil eden yetkililer de ülkeye girerken diplomatik haksızlıklara uğradıklarını, maçlar Los Angeles ve Seattle’da oynanacak olmasına rağmen antrenman tesislerini Tiujana, Meksika’ya taşımalarına zorlandı.

Irkçı, yabancı düşmanı ve bağnaz kültür, FIFA’nın propagandasına göre, farklı kültürlerin global bir topluluk olarak insanları bir araya getirdiği bir etkinlik olduğu belirtiliyor.

Tüm bunları bir perspektife oturtmak gerekirse, Olimpiyat şampiyonu Jess Owens, 1936’da Nazi Almanyası’na giriş yaparken daha az zorlukla karşılaşmış ve Almanlar tarafından daha iyi muamele gördüğünü belirtmiştir; bu muameleye, başarılarını tanımayı reddeden ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in aksine, elini sıkan Adolf Hitler de dahildir. Owens ayrıca, Almanya’da beyaz sporcularla aynı konaklama yerinde kalmasına izin verilmesiyle, New York’ta kendisi onuruna düzenlenen ve lobiden bile içeri girmesine izin verilmeyen bir geçit töreni sırasında bir otelde kalmaya zorlanmasının yarattığı zıtlığı da ele aldı. ABD. 2026 yılında, beyaz olmayan insanlara karşı, Nazi Almanyası’nın 1936 senesinde Uluslararası Af Örgütü’nün görüşlerini çürüten siyahi bir adama olan yaklaşımından daha az hoşgörülü. “Hala 2026 Dünya Kupası’nı baskı ve otoriter pratiklerin alanı olmaktan kurtaracak zamanımız var.” Uluslararası Af Örgütü’nün affına sığınarak, o noktayı aştık ve yapılacak tek şey; maçları, FIFA’yı ve ABD’yi boykot etmek.

Geçen hafta, Barış için Siyah İttifakı’nın (BAP) “Halk(lar) Odaklı İnsan Hakları için Kuzey-Güney Projesi” (“Proje”), daha önce Göttlich ve Almanya’dan İskoçya’ya kadar Avrupa hükümetlerinin diğer üyeleri tarafından değerlendirilen çalışmanın sürdürülmesi çağrısında bulundu: 2026 Dünya Kupası’nın boykot edilmesi.

BAP, Proje ve 32’den fazla örgütün oluşturduğu uluslararası bir ağ olan Anti-Faşist Futbol Koalisyonundaki ortakları, FIFA’nın, ABD’nin ve diğer suç ortağı ülkelerin, tüm zamanların en büyük futbolcularından ve uluslararası spor elçilerinden biri olan “Pele”nin sözlerini tahrif etmelerine engel olma çağrısına kulak verdiler. Pele, futbolun güzelliğinin, oyunun sadece elitler ve küçük burjuvazi için değil, herkes için olmasından kaynaklandığına içtenlikle inanıyordu. ABD’nin dokusuna derinlemesine yerleşmiş olan beyaz “üstünlüğü” ve emperyalizm gibi hastalıklı ve çarpık ideolojileri uygulayan ve körükleyenler için de olmadığına inanıyordu. Futbolun iyiliği, halk(lar) merkezli insan hakları ve dünyanın iyiliği adına, FIFA’ya, ABD’ye ve bunlarla bağlantılı her türlü baskı ve boyunduruk biçimine kırmızı kartı göstermeliyiz.

Bu yazı ilk olarak Black Agenda Report’da yayınlanmıştır. Bahar Güldü tarafından Türkçeleştirilmiştir. Yazının orijinal halini okumak için tıklayınız.

Tweet

Önerilen İçerikler

Yasa dışı bahis operasyonu kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatı: “Müvekkilim parayla oynamayı seviyor”

Yasa dışı bahis operasyonu kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatı: “Müvekkilim parayla oynamayı seviyor”

Mayıs 18, 2026
Mücteba Hamaney yeni dini lider adıyla ilk mesajını yayımladı

Mücteba Hamaney yeni dini lider adıyla ilk mesajını yayımladı

Mart 12, 2026
Yolculuk Çeviri | ABD neden Küba’yı yok etmek istiyor?

Yolculuk Çeviri | ABD neden Küba’yı yok etmek istiyor?

Mart 18, 2026

Pöpüler İçerikler

  • Bay Kemal”den “Kemal Bey”e, “Umudumuz Kemal”den “Hain Kemal”e!..  – Tuner Tekin yazdı

    Bay Kemal”den “Kemal Bey”e, “Umudumuz Kemal”den “Hain Kemal”e!.. – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Sınıfsal Bakış | 13. yılında Gezi Direnişi

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • CHP, “Mutlak Butlan” ve Demokrasi Mücadelesi – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Şiirin ve kavganın ustası: Nâzım Hikmet – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ne Saldırısının 85. Yılında: Faşizm ve Emperyalizm – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Blog
  • Çeviri
  • Dünya
  • Gündem
  • Sınıfsal Bakış

Adali Labs tarafından üretilmiştir.