yolculuk
4 Haziran 2026 Perşembe
  • Gündem
  • Blog
  • Sınıfsal Bakış
  • Çeviri
  • Dünya
No Result
View All Result
  • Gündem
  • Blog
  • Sınıfsal Bakış
  • Çeviri
  • Dünya
No Result
View All Result
yolculuk
No Result
View All Result

Şiirin ve kavganın ustası: Nâzım Hikmet – Tuner Tekin yazdı

Haziran 3, 2026

Dünyadan ve bu topraklardan bir Nâzım Hikmet geçti, arkasında hiç sönmeyecek bir umut, bitmeyecek bir kavga bırakarak…

Yazıları, oyunları en önemlisi şiirleriyle insanlığın yarın düşüne eşsiz katkıda bulunmuş, ışık tutmuş büyük usta Nâzım Hikmet’in 63. ölüm yıl dönümü bugün. Nâzım Hikmet’i 20. yüzyılın en önemli şairlerinden biri ya da Anadolu topraklarının yetiştirdiği en büyük ozan gibi ifadeler kullanarak tanımlamak abartı değildir. Gönlü ve gözü mühürlü olmayan hiç kimsenin itirazı da olmaz buna. Ancak onu, şiirine, hayatına temel rengini veren bir başka niteliğini anmadan anlayamaz ve anlatamayız. Ötesi, bu özelliğini bir yana bırakarak anlattığımızda onu anmış da sayılmayız.

Komünisttir Nâzım Hikmet. Ve çok iyi bir şairdir. Ancak bu ikisinin olağanüstü güzellikteki bileşimiyle; umut, sevda, özlem, kavga başka hiç kimsenin yapamadığı kadar derin ve güçlü imgelerle şiire dönüşebilmiştir. Öyle ya, komünist bir yüreğe sahip olmadan, Che’nin çocuklarına bıraktığı mektupta bir devrimcinin en önemli özelliği olarak ifade ettiği “başkalarının acısını yüreğinde hissetmeden” o hepimizi hayran bırakan ölümsüz mısralar nasıl ortaya çıkabilirdi ki.

“Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                    insanlar için ölebileceksin,
                       hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                       hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                       hem de en güzel en gerçek şeyin
                                     yaşamak olduğunu bildiğin halde.” ​

İnsan olana ve insanlığa sevdalı bir komünist şaire ait olabilirdi bu mısralar ancak. Onun şiirindeki güç, anlam derinliği gıdasını insanlığın yarın düşüne inanmaktan, ona sevdalı olmaktan alır.

Nâzım’ın yazdıklarına, mısralarına, aşkına, özlemlerine varıncaya dek hayatındaki hemen her şeye damgasını vurmuştur komünistliği.
Yarın düşümüzün vaat ettiği güzelliği; “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/Ve bir orman gibi kardeşçesine” diyerek en harikulade biçimde ifade ettiren de odur. Şiiri, sanatı salt bir kişisel uğraş olarak görmeyen, ezilenlerin, sömürülenlerin, eşitlik, özgürlük mücadelesinin aracı haline getiren, dünyanın dört bir yanında yaşanan hiçbir acıya duyarsız kalmayan baştan ayağı güzellik, baştan ayağı yürektir Nâzım Hikmet.

Sömürücüler, ezenler insanlığı onların egemenliğine karşı mücadeleye çağıran, isteklendiren, kavgaya sevdalı hale getiren mısraların şairine sınırsız nefret beslediler. Onu hapse attılar, şiirlerini yasakladılar, sürgün ettiler. Türkçenin en büyük şairine ölmeden iki yıl önce; “yazılarım otuz kırk dilde basılır/Türkiye’mde Türkçemle yasak” mısralarını yazdırdılar. Ancak başarılı olamadılar. Nâzım Hikmet şiirinin o olağanüstü gücüyle her türlü engeli, yasağı aştı. Zeten kim, hangi güç böylesi güçlü mısraların derin etkisine karşı bir şey yapabilirdi ki:

Topraktan ateşten ve denizden
               doğanların
en mükemmeli doğacak bizden…
ve insanlar ellerini
                                     korkmadan
                                            düşünmeden
birbirlerinin ellerine bırakarak
yıldızlara bakarak:
– “Yaşamak ne güzel şey!”
               ​​diyecekler;
bir insan gözü gibi derin
       ​bir salkım üzüm gibi serin
​               bir ferah
             ​​bir rahat
bir işitilmemiş şarkı söyliyecekler…
Hiçbir ağaç
böyle harikulâde bir yemiş vermemiş
                         olacaktır

Ömrü boyunca ona komünist duruşu ve kavgası dolayısıyla hayatı dar eden egemenler ölümünden sonra onu bir kartpostal şairine dönüştürmeye çalıştılar. Ancak bu da tutmadı. Bugün hala ömrünü insanlığın özgürlük ve eşitlik kavgasına adamış bu sevdalı yürekten süzülüp gelen mısralar, insanlığın en onurlu kavgasının safında dövüşen insanların inancını pekiştiriyor, onunla yeni tanışanları ise kavgaya isteklendiriyor.

Ne mutlu bize ki, böyle büyük bir şairin dizelerini kendi dilinde okuyabiliyoruz.

 

Tweet

Önerilen İçerikler

Tom Barrack, “çözüm süreci”ne hayranlığını dile getirdi

Tom Barrack, “çözüm süreci”ne hayranlığını dile getirdi

Mart 23, 2026
Yolculuk Çeviri | İran Parçalanmıyor

Yolculuk Çeviri | İran Parçalanmıyor

Mart 16, 2026
1 Mayıs Taksim İnisiyatifi metin yayımladı; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy’e miting yapmaya gidecek

1 Mayıs Taksim İnisiyatifi metin yayımladı; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy’e miting yapmaya gidecek

Nisan 17, 2026

Pöpüler İçerikler

  • Temiz eldivenlerin dayanılmaz hafifliği: CHP bizim derdimiz mi? – Baran Devran yazdı

    Temiz eldivenlerin dayanılmaz hafifliği: CHP bizim derdimiz mi? – Baran Devran yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Bay Kemal”den “Kemal Bey”e, “Umudumuz Kemal”den “Hain Kemal”e!.. – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Sınıfsal Bakış | 13. yılında Gezi Direnişi

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Yolculuk Çeviri | ‘Batı Marksizmi’ nedir? (veya neydi)

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Şiirin ve kavganın ustası: Nâzım Hikmet – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Blog
  • Çeviri
  • Dünya
  • Gündem
  • Sınıfsal Bakış

Adali Labs tarafından üretilmiştir.