7-8 Temmuz’da başkent Ankara’da düzenlenen NATO zirvesi, aylardır süren ve Ankaralıları adeta sokağa çıkamaz hale gelen önlemlerle, milyarca liraya mal olan ziyafet ve törenlerle ülke gündeminde geniş yer tuttu.
Zirve sonunda açıklanan sonuç bildirgesinde ise üye ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarını (GSYİH) yüzde 5’e çıkarmasına atıf yapılması, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması gibi geniş halk kitlelerini daha da yoksullaştıracak kararlar yer aldı. ABD-İsrail saldırıları sonrası kapatılan Hürmüz Boğazı nedeniyle İran’a yönelik askeri tehditler ve Ukrayna’ya vaat edilen destek ile Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devam ettirilmesi, dünyanın içinde bulunduğu savaş ve çatışma ortamını derinleştirecek karar olarak kayda geçti.
Zirve için Ankara’ya gelen ABD Başkanı Donald Trump, kendisi için hazırlanan havalimanını ve yolları övdü; Rusya’dan alınanı S-400ler sebebiyle Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceğini, F-35’lerin ve F110 jet motoru satışlarının onaylanabileceğini ‘müjdeledi’.
NATO’ya çıkan yollar…
Ancak bu zirvenin Türkiye’de farklı yansımaları oldu. Zirvenin yaşanacağı Ankara’da liderlerin geçiş güzergahında yer alan sıvası dökülmüş, boyası solmuş evlerin ön cepheleri yenilendi. Yol boyunca yer alan gecekondular ilgili makamlar tarafından bir utanç nedeni olarak görülmüş olacak ki kilometrelerce uzunluktaki NATO yazılı panolarla kapatıldı. Kent sakinlerinin onlarca işlek cadde ve yolu kullanması yasaklandı.
Yıllardır onarılmayan yollar hızlıca asfaltlandı; hem de rögar kapaklarının yol seviyesinde olmasına dikkat edilecek kadar. İstenildiği takdirde kısa sürede bitirilebildiği görülen bu yenileme çalışmaları Ankaralılar için değil, yabancı ülke liderlerine temiz bir kent sunmak için yapıldı.
AKP iktidarının zirve hazırlığı sadece altyapı ve yol çalışmalarından ibaret değildi elbette. Zirveden önce Ankara başta olmak üzere ülke çapında pek çok ilde ‘Zirve günü NATO protestosu yapabileceği gerekçesiyle’ onlarca yurttaş evleri basılarak, kapıları kırılarak karga tulumba gözaltına alındı. Ülkede fiili bir olağanüstü hal ilan edildi.
Suçlama yok, tutuklama var
Yetkili X hesabından NATO zirvesi öncesi Türkiye’nin pek çok ilinde yapılan operasyonlarda 100’ü aşkın arkadaşlarının gözaltına alındığını açıklayan Devrimci Gençlik Dernekleri, 52 arkadaşlarının da tutuklandığı belirtti.
Geçtiğimiz 12 Haziran ayında Balıkesir, Eskişehir, Karabük, Kastamonu, Mardin, Muğla, Van ve Zonguldak’ta Devrimci Gençlik Dernekleri üyesi 14 üniversite öğrencisi gözaltına alınmış, iki gün gözaltında kaldıktan sonra çıkarıldıkları mahkeme 10 genci tutuklamıştı. Dernek yaptığı açıklamada 23 Haziran’da Ankara’da yapılan ev baskınlarında 7 arkadaşlarının tutuklandığını duyurdu.
Yine 5 Temmuz Pazar günü zirveye iki gün kala İstanbul ve çeşitli şehirlerde yapılan ev baskınlarının içinde onlarca arkadaşlarının alındığını belirten Devrimci Gençlik Dernekleri; İstanbul’da 25, Konya’da4, İzmir’de 3 ve Bursa’da 3 arkadaşlarının tutuklandığını ifade etti. Dernekten yapılan açıklamaya göre onlarca üyeleri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Dernek sosyal medyadan yaptığı açıklamalarda NATO zirvesi nedeniyle gözaltına alınan arkadaşlarına verilen tutuklanma gerekçelerinin keyfi ve uydurma olduğunu, demokratik faaliyetlerinin zorlama bir şekilde suçmuş gibi gösterilemeye çalışıldığını ve somut hiçbir delil bulunmadığını belirtti.
Avukatın baro başkanıyla görüşmesi şüpheli hareket sayıldı
Tutuklananlar arasında sadece dernek üyeleri değil kendilerinin müdafiisi olan avukatlar da yer aldı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi yaptığı açıklamada şube başkanı Avukat Ezgi Önalan ve yine şube üyesi Avukat Yunusemre Işık’ın da tutuklandığını belirtti.
Avukatların tutuklanma nedenleri ise savcılık ve emniyetin insanın hayal gücünü zorlayacak seviyede suçlamalarda bulunduğunu gözler önüne serdi. ÇHD’nin açıklamasına göre, Önalan hakkında tutuklama gerekçekleri müvekkileriyle yaptığı görüşmeler, banka hesabına avukatlık ücretlerinin yatması ve İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yaptığı telefon görüşmesi gösterildi.
Dernek, Önalan ve Işık’ın mesleki faaliyetlerinin suç unsuru haline getirildiğini ifade ederek tutuklama kararına tepki gösterdi.
“Tutuklamalar bir bütünün parçasıdır”
Öte yandan Devrimci Hareket de yetkili X hesabından yaptığı paylaşımda 5 Temmuz’da çok sayıda gerçekleştirilen ev baskınlarında çok sayıda arkadaşlarının gözaltına alındığını ve 8 Temmuz’da çıkarıldıkları mahkeme de tutuklandığını duyurdu. Devrimci Hareket yaptığı açıklamada, tutuklama kararlarının NATO zirvesi nedeniyle olduğunu belirterek, “NATO zirvesi hasebiyle yapılan tutuklamalar tekil bir vaka değil, kayyum uygulamasıyla, yargı eliyle gerçekleştirilen operasyonlarla, seçme ve seçilme hakkına yapılan saldırılarla bir bütünün parçasıdır.” ifadelerini kullandı.



