İspanya’da fırlayan kiralar, evden çıkarmalar ve barınmanın bir piyasa malı haline getirilmesine karşı halk sokakta. Başkent Madrid’in ünlü Puerta del Sol meydanını işgal eden emekçiler ve gençler, rantçı sermaye rejimine karşı çadır kenti büyütüyor.
Kapitalizmin derinleşen barınma krizi, İspanya’da işçi sınıfını ve gençliği radikal eylem biçimlerine yöneltiyor. Kiraların son 10 yılda %80, konut fiyatlarının ise %63 arttığı ülkede, geçtiğimiz hafta sonu on binlerce kişinin katıldığı kitlesel eylemlerin ardından başlayan işgal protestosu büyüyerek devam ediyor.
Madrid’in merkezindeki Puerta del Sol meydanında 10 çadırla başlayan eylem, kısa sürede 300’ün üzerinde çadırın kurulduğu kitlesel bir direniş alanına ve adeta rant rejimine karşı bir barikata dönüştü.
87 yaşındaki engelli kadının evden çıkarılması bardağı taşırdı
Halkın öfkesini sokağa taşıran son damla, 70 yıldır yaşadığı evden polis zoruyla çıkarılan 87 yaşındaki engelli Maricarmen Abascal’ın görüntüleriyse oldu. Yaşlı kadının sedye üzerinde, polis çemberi arasından evinden çıkarılması tüm ülkede büyük bir tepki topladı.
Madrid Kiracılar Sendikası (Sindicato de Inquilinas de Madrid) adına konuşan Alicia del Río, öfkeyi şu sözlerle dile getirdi:
”Bütün ülke konut spekülasyonunun hiç kimseye acıması olmadığını gözleriyle gördü. Üzgün değiliz, öfkeliyiz! İşleri değiştirene kadar durmayacağız.”
Avukatların ve taban örgütlerinin yoğun basıncı sonucu Abascal’ın evine dönmesi yönünde adımlar atılsa da, barınma hareketleri bunun münferit bir olay olmadığını, sistemik bir sömürü mekanizması olduğunu vurguluyor.

“Gençliğin ve emekçilerin geleceği rantçılara kurban edilemez”
Meydandaki çadır kentte nöbet tutan 25 yaşındaki genç işçi David Iglesias, krizin sınıfsal boyutuna dikkat çekerek barınma hakkının gasp edilmesinin gençlerin hayatını nasıl ipotek altına aldığını anlatıyor:
”İnsanlar sırf başlarını sokacak bir çatı bulabilmek için hayatlarını askıya almak zorunda kalıyor. Gençler sadece ev kirasını ödeyebilmek için durmaksızın çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu durum gençliğin ruh sağlığını ve geleceğini yok eden tükenmez bir sömürü çarkıdır.”
Eylemcilerin meydandaki dev pankartında yer alan şu ifadeler ise krizin özünü özetliyor:
”Kriptoyla, lüks saatlerle, Ferrarilerle spekülasyon yapabilirsiniz. Ama lanet olası evlerimiz üzerinden asla!”
Sömürüye ve “Rantçı hükümete” ültimatom
Meydandaki eylemciler, harekete “Ya rant ekonomisi düşecek, ya da hükümet!” sloganıyla öncülük ediyor.
Barınma hareketleri, Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) liderliğindeki Pedro Sánchez koalisyon hükümetine net talepler iletti:
Kiraların derhal dondurulması ve düşürülmesi,
İnsanların evden çıkarılmasının tamamen yasaklanması,
Odaların tek tek kiralanması ve kısa süreli turist kiralamaları (Airbnb vb.) gibi spekülatif piyasa modellerinin sıkı denetim altına alınması/yasaklanması.
Pazartesi günü Madrid’de Sosyal Konut Kurumu binası işgal edilirken, Barselona’da Kiracılar Sendikası (Sindicato de Llogateres) öncülüğünde ana arterler ve caddeler trafiğe kapatıldı. Yönetmen Pedro Almodóvar gibi tanınmış isimler de protesto alanlarını ziyaret ederek emekçilerin direnişine destek verdi.
Sermayenin ve ev sahipleri sınıfının dayatmalarına karşı Madrid’den Barselona’ya yayılan bu dalga, barınma hakkının ancak piyasa düzenine ve kapitalist mülkiyet ilişkilerine karşı örgütlü bir mücadeleyle kazanılabileceğini bir kez daha gösteriyor.

Haberin Kaynağı: The Guardian



