12 Nisan’da Macaristan’da %66’lık rekor katılımla gerçekleştirilen parlemento seçimlerinde Viktor Orban yönetimindeki Fidesz partisi seçimlerde yüzde 38 oy alarak iktidar rolünü kaybetti. Seçimlerde yüzde 53 oy alan Peter Magyar’ın genel başkanı olduğu liberal TIZSA (Saygı ve Özgürlük Partisi) ise tek başına iktidar oldu.
TIZSA, kazandığı 138 vekil ile anayasayı değiştirebilecek güce sahip oldu. 93 seçim bölgesinde birinci parti TIZSA olurken Fidesz 13 bölgede birinci parti geldi.
Mağlup Orban ve partisi Fidesz 55 sandalye kazanırken aşırı sağcı Mi Hazánk partisi ise geçen seçimdeki sayısını koruyarak Macar Meclisi’nde 6 koltuk kazandı.
Peter Magyar ve TIZSA, Orban’ın getirdiği otoriter siyasi sistemin değiştirilmesi, Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ve Rusya ile yakın ilişkilerin sona erdirilmesi ve Ukrayna ile iyi ilişkiler tesis etme konusunda vaatler vermişti. 
Trump ve İsrail’in desteği Orban’ı kurtarmaya yetmedi
ABD Başkanı Trump Orban’a her türlü desteği verme konusunda hazır olduklarını belirtirken Budapeşte’de düzenlenen Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı’na (CPAC) video mesajla katılan İsrail Başbakanı Netanyahu, Orban’ın “güvenlik, emniyet ve istikrarı” temsil ettiğini belirterek, seçimlerde destek verdiğini açıklamışlardı.
Magyar’ın reform ajandası: Avrupa’ya evet!
Seçimdeki galibiyetinin ardından açıklama yapan Magyar, “Macaristan halkı Avrupa’ya ‘evet’ dedi” ve kendilerinin seçim zaferinin tüm Macarlar için bir zafer olacağını belirterek, “Macaristan tekrar Avrupa ülkesi olmak, Avrupa’ya dönmek istiyor.” ifadelerini kullanarak AB doğrultulu politikalar izleyeceklerinin sinyallerini verdi.
Orban’ın kendi partisinin çıkarlarına göre kurduğu sistemi değiştireceklerini söyleyen Magyar, “Macaristan’ı demokrasiye döndürmek için en yumuşak ve barışçıl geçişi yapacağız.” dedi.
Macaristan seçimlerinin Türkiye’de izdüşümü
Orban’ın seçimleri kaybetmesinin ardından muhalif kamuoyunda Macaristan-Türkiye üzerine benzerlikler karşılaştırılmaya başlandı. Kamuoyu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Orban gibi seçim sistemini değiştirdiğini ve neoliberal politikalarla bütünlüklü bir iktisadi program izlediğini, dış tehdit söylemlerinin iki isim tarafından da sık sık dile getirildiği, medyanın kontrol altında tutulduğu gibi paralellikler kurarken İmamoğlu-Magyar arasında da siyasi liberalleşme, AB politikaları ve siyasete giriş yaparlarken popülaritelerinin düşük olması gibi paralellikler kuruyor. Magyar’ın Orban tarafından neden tutuklanmadığı ise Macaristan bir Avrupa Birliği üyesi olduğu için Avrupa Parlementosu’na vekil olarak gitmesi ile açıklanıyor. Magyar, 2024 senesindeki Avrupa Parlementosu seçimlerine TIZSA vekili olarak katılmıştı.
Ayrıca, Türkiye’deki 2023 seçimleri ile Macaristan’daki 2022 seçimleri arasında da benzerlikler bulunuyor. 2022’de Orban’a karşı tıpkı Türkiye’de Erdoğan’a kurulduğu gibi bir “Altılı Masa” kurulması ve seçimin kaybedilmesi gibi paralellikler dikkat çekiyor.



