Arjantin’de neoliberal faşizmin temsilcisi Javier Milei hükümetinin emekçi halka karşı açtığı savaş, ülkenin dört bir yanında devasa bir öfke barajına çarptı. Bugün başkent Buenos Aires başta olmak üzere 70’ten fazla şehirde sokakları dolduran on binlerce emekçi, “Öfke Yürüyüşü” (Marcha de la Bronca) ile sermayenin dayattığı sefalet düzenini kabul etmeyeceğini ilan etti. Aralarında sendikaların, öğrenci hareketlerinin ve mahalle örgütlerinin bulunduğu 350’yi aşkın yapının çağrısıyla gerçekleşen eylemler, Milei’nin halkı ekonomik yıkıma uğratma hamlelerine karşı yükselen en sert toplumsal cevap oldu.
Milei göreve geldiği günden bu yana “piyasa özgürlüğü” kılıfı altında halkın boğazına sarılmayı sürdürüyordu. Ücretler yüksek enflasyon karşısında eridi, emekli maaşları açlık sınırının altına çekildi, faturalara fahiş zamlar yapıldı ve kamu sağlığı ile eğitim sistemine darbeler vuruldu. İnsanları temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürekli borçlandıran bu kemer sıkma politikaları, sermayenin kar oranlarını korumak için tasarlanmış kapsamlı bir sınıf savaşı planı aslında.
Protestolara damgasını vuran “Öfke Yürüyüşü” ismi Arjantin halkının tarihsel hafızasından süzülüp geliyor. Bu ad, 1970 yılında Onganía askeri diktatörlüğünün baskı ve sansür çarklarına karşı bir direniş marşı haline gelen Miguel Cantilo’nun aynı isimli bestesine dayanıyor. Eylemciler bu sembolle çok net bir mesaj veriyor: Dün askeri postallarla yapılmak istenen halkı boyunduruk altına alma operasyonu, bugün Milei’nin neo liberal poliltikalarıyla yürütülmektedir.
Gelişmeler, Arjantin’deki toplumsal muhalefetin kritik bir eşiğe geldiğini işaret ediyor. Alanları dolduran 350 örgütün ülkenin en büyük işçi konfederasyonu olan CGT’ye yaptığı ulusal grev çağrısı, eylemlerin yalnızca bir tepki protestosu olarak kalmayıp üretimden gelen gücün devreye sokulacağı kapsamlı bir mücadele hattı çağrısı. Arjantin halkının tabandan yükselttiği bu basınç sendikal bürokrasiyi de açık bir tercihe zorluyor: Ya sermayenin saldırı dalgası karşısında üretim durduracak hat kurulacak ya da bu yıkımın derinleşmesine seyirci kalınacak. Arjantin sokaklarındaki kitlesel irade, çözümün kağıt üzerinde değil, üretim alanlarında ve örgütlü mücadelede yattığını bir kez daha teyit ediyor.



