yolculuk
28 Nisan 2026 Salı
  • Gündem
  • Blog
  • Sınıfsal Bakış
  • Çeviri
  • Dünya
No Result
View All Result
  • Gündem
  • Blog
  • Sınıfsal Bakış
  • Çeviri
  • Dünya
No Result
View All Result
yolculuk
No Result
View All Result

1 Mayıs’ı Kim Bölüyor! – Volkan Tozan yazdı

Nisan 28, 2026

Dillere pelesenk olmuş bölünme sözcüğü nedense her kesimin kullandığı bir argüman haline geldi. Hele ki 1 Mayıs üzerinden telaffuz edilen bu söylem nedense statükonun koruyucuları tarafından daha şiddetli biçimde kullanılıyor.

Geçtiğimiz yıl ayyuka varan 1 Mayıs tartışmalarında da gördüğümüz bu söylem bu yıl etkisini yitirmiş olsa da halen manipülatif bir çaba olarak dışa vuruyor.

Peki 1 Mayıs’ı kim bölüyor?

Neden bölünüyor? Nasıl bölünüyor?

Hafızalarımızı tazeleyelim.

Yıl 2023. Dörtlünün yaklaşık 2 hafta süren toplantıları yapılıyor. DİSK temsilcisi konuşuyor. Miting alanı Maltepe olarak belirlenmiş. Neye göre, kime göre soruları ise yanıtsız kalıyor. Seçim rüzgârı ve AKP’nin seçim yenilgisi üzerine kurgular yapılırken seçim zaferi an meselesi diye düşünüyor DİSK temsilcisi.

Ve Taksim önerileri ardından şu ifadeyi kuruyor. “Bundan sonra zaten 1 Mayıs alanı Taksim olacak”.

Çok umutlular.

Ama olmuyor. Seçimlerde bir aksiyon alamayan DİSK büyük hayal kırıklığına uğruyor.

Ne demiş atasözü, “büyük lokma ye, büyük konuşma.”

Ve o gün gelip çatıyor. Bizzat DİSK, KESK, TMMOB, TTB işin öncülüğünü yapıyor ve adeta tarih boyunca hem kolluk baskısı hem de bizatihi kürsünün cansızlığı ile tarihin en kötü 1 Mayıs’larının başlangıcı yaşanıyor Maltepe’de.

Devrimciler flamaları yüzünden alana dahi sokulmuyor ve gözaltına alınıyor. Devrimci marşların ses sistemlerinden dinlenmesi ve halaylar engelleniyor. Alandakiler konuşmaları dahi dinlemiyor. Bir güne sıkışan 1 Mayıs böylece kuru ajitasyonlar ile yitip gidiyor. Organizatörler ise günü kurtarmanın rahatlığıyla ayrılıyor alandan.

***

Yıl 2024. DİSK fellik fellik 1 Mayıs toplantılarından kaçıyor. Hatta “dörtlü”nün diğer bileşenlerinden dahi uzak duruyor. “Taksim” diyor ama bilgi almaya çalışanlara randevu dahi vermiyor.

Neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz!

Artık klasik hale gelen dörtlü çağrısı ile yapılan toplantılar dahi yapılamıyor. KESK, toplantı çağrısı yapıyor ama DİSK yine ortada yok. Bilgi soruluyor ama ne Arzu Çerkezoğlu’ndan ne de diğer DİSK yöneticilerinden bilgi alınamıyor. KESK bu yanıtsızlık girdabında yönünü Beşiktaş üzerinden Taksim olarak belirliyor.

Neredeyse bir gün kala “ben Saraçhane’de olacağım” diyor DİSK.

KESK apar topar toplantı çağrısı yapıyor. “Biz de Saraçhane’de olacağız” diyor.

İzinli mi, izinsiz mi derken toplanmalar başlıyor. Kortejler, sloganlar…

Miting alanında konuşmalar falan filan derken DİSK başkanı Arzu Çerkezoğlu barikata doğru kameralar eşliğinde yürüyor. “Taksim’e gideceğiz” diyor ama kolluk oralı değil. Israr yok! Hamle ve irade ise hak getire.

Gerisin geri dönerek kürsüye “Miting bitmiştir” dedirtiliyor. DİSK üyesi emekçiler yöneticiler tarafından alandan uzaklaştırılıyor. Bazıları kalmak için ısrar etse de kimse oralı olmuyor.

Her zaman olduğu gibi devrimciler, emekçiler, muhalif sendikalar dahası halk barikata yükleniyor. Hem de saatlerce. Gaz yiyor, geri çekiliyor ama pes etmiyor. Öyle kararlılar ki. Gelecek günlerin müjdecisi oluyor yaşananlar.

Ve bir sürek avı başlıyor. Ev baskınları ile onlarca insan gözaltına alınıyor günlerce emniyette kalıyor ve tutuklanıyor.

DİSK yine ortada gözükmüyor.

Bugün olduğu gibi Taksim iradesi gösterenler o gün de alanları terk etmiyor. “Hepsini alacağız” diyerek adeta ant içercesine tek bir arkadaşlarını dahi geride bırakmıyor.

İşte birilerinin macera ve heyecan olarak lanse etmeye çalıştığı, küçümsediği irade budur. Neredeyse 1 yıl sonra Saraçhane kürsüsünden “Onlar olmasa başaramazdık” sözünü söyleten iradedir bu.

***

Yıl 2025. Dörtlü’nün çağrısıyla kurumlar bir araya geliyor. Valilik görüşmesi aktarılıyor. Taksim’in kesinlikle yasak olduğu vurgusuyla “Taksim dışında her yerde kutlama yapabilirsiniz” diyor valilik. Ardından bir toplantı daha. Taksim önerilerinin ışığında Kadıköy dillendirilmeye başlanıyor. Konfederasyonlar ve meslek örgütlerinin Kadıköy önerisine kimi siyasal yapılar da destek veriyor. Neymiş sınıf Kadıköy diyormuş. Ve Kadıköy adeta yumuşak bir geçişle 2025 1 Mayıs alanı olarak belirleniyor.

Taksim’in konjonktürel önemine de vurgu yaparak yerimiz Taksim’dir diyenler bir “Tertip Komitesi” oluşturuyor. Taksim çağrısı yapıyor.

Ertesi gün tertip komitesi üyeleri evleri basılarak gözaltına alınıyor. Bunun yanında ise devrimcilere ve muhalif sendikalara dönük bir sürek avı başlıyor.

Geri çekilmek yok.

Aynılar aynı yere, ayrılar ise ayrı yere gidiyor. Şaşırmıyoruz. Defalarca kullandığımız bu sözcük bir kez daha zihinlerde yer ediyor.

İstanbul 52,000 kolluk ile zapturapt altına alınıyor. Ama yetmiyor. Taksim kararlılığı her fırsatı değerlendirerek haykırıyor. “Meydanlar halka kapatılamaz!”

400’e yakın gözaltı ile İstanbul tarihinin görmediği bir kuşatmaya rağmen istenilen başarılamıyor. Ne kuşatma ne saldırganlık işe yaramıyor. Çünkü biliniyor; “Umudu kuşatacak ordu yoktur!”

“İşçi sınıfı Kadıköy diyor” gibi şehir efsaneleri ise birer put gibi yerle bir oluyor.

“Kadıköy’de bir kazanımdır” lafının beyhude bir iyimserlik olduğu ayan beyan ortaya çıkıyor.
Her şey bir yana; Taksim için binlerce insan varıyla yoğuyla direnirken, enerjisiz, düşük katılımlı ve katılımcıları da dahil kimsenin ilgilenmediği bir tablo çıkıyor Kadıköy’de.

Peki bu yıl ne oluyor? Ne oldu?

Bu yıl Nisan ayı başında “Dörtlü” olarak bilinen DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 1 Mayıs gündemi ile toplantı çağrısında bulundu.

Bunun öncesinde DİSK Başkanlar kurulunun 31 Mart’ta aldığı karar ile İstanbul’da yapılacak 1 Mayıs’ın adresinin Taksim Meydanı olduğu vurgulanmıştı.

Söz konusu Başkanlar kurulunun kararı şu paragrafla noktalanıyordu.

“Türkiye’nin dört bir yanında olabildiğince yaygınlaştırılan 1 Mayıs kürsülerinden örgütlenme çağrısını yükseltme kararlılığında olan DİSK Başkanlar Kurulu, Türkiye’de 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı ile özdeşleştiğini, bu nedenle İstanbul 1 Mayıs’ında 1 Mayıs meydanında buluşmamızın, haklı, meşru ve hukuki olduğunu hatırlatır ve bu konudaki hukuksuz yasağın son bulması için mücadelenin sürecini ilan eder.”

Bizler tam da DİSK’in bu konuda ne yapacağını düşünürken DİSK tarafından bir toplantı çağrısı yapıldı.

DİSK’in çağrısıyla İstanbul Makine Mühendisleri Odası’nda yapılan çok bileşenli ilk toplantıda nedense her yıl görmeye alıştığımız Arzu Çerkezoğlu, Tayfun Görgün yer almamış, dörtlü olarak oluşturulan toplantı divanında bu yıl “birleşik ve kitlesel” ve Taksim eksenli bir 1 Mayıs için bir araya gelindiği buna dair konunun tartışılması gerektiği vurgulanmıştı. Bununla birlikte DİSK’in Taksim için valiliğe başvurduğu hatta KESK’in de bir başvurusunun olup bu başvuruyu ortaklaştırabilecekleri dile getirilmişti.

Devamında toplantıya katılan tüm kurumlar İstanbul 1 Mayıs’ı için Taksim vurgulu birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs’ın önemine işaret ederken sadece 2-3 kurum “Taksim dışında da 1 Mayıs kutlanabilir” diye fikir beyan etmişlerdi.

Genel toplamın eğilimi ise Taksim kararının her şart altında kitlesel, birleşik bir 1 Mayıs kutlaması için çok önemli olduğu ve yüzümüzün başka bir yere çevirilmemesi gerektiğiydi.

“Biz emekçileri Taksim’e getiremiyoruz” kelamlarına gelince…

Bu konuda da bir önerimiz vardı. Örneğin emek hareketine dönük saldırılara, yoksulluğa, adaletsizliğe karşı Türkiye çapında bir eylemin yapılamamasının nedenlerini ve buna karşı ses çıkarmanın tek bir güne sığmaması gerektiği ve 1 Mayıs sonrasında güçlü bir Türkiye buluşması yapmayı önerilerine kulak tıkandı.

Bir hafta sonra yine dörtlünün çağrısı ile DİSK İstanbul şubesinde bir toplantı daha düzenlendi. Bu toplantıda DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Tayfun Görgün ile birlikte dörtlünün yer aldığı divan sanki daha önce bir toplantı yapılmamış gibi aynı gündemi aynı repliklerle açtı. Taksim’e yapılan başvuru, birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs ve tüm eğilimlerin dinlenmesi, ortak bir karar alma ihtiyacı…

Daha önceki toplantının benzer bir şekilde açıldığı ve katılan tüm kurumların fikirlerini dile getirdiği, genel eğilimin Taksim’i işaret ettiği ve artık yol alınması gerektiği gibi eleştiriler karşısında Arzu Çerkezoğlu, geçen toplantının İstanbul Emek Barış Demokrasi Güçleri’nin toplantısı olduğu ve bu toplantının daha geniş bileşimli olduğunu dile getirdi. Ancak İEBDG’deki hiçbir kurumun nedense böylesi bir çağrıdan haberi dahi yoktu.

Olur dedik. Belki yanlış anlaşılmıştır ya da yanlış aktarılmıştır.

Devam ettik.

Bir önceki toplantıdan habersizmişçesine tekrar eden toplantıda tablo değişmemiş aksine Taksim 1 Mayıs İnisiyatifinin de Taksim için valiliğe başvurusunu yaptığı, bu sene İstanbul 1 Mayıs’ının bölünmemesi gerektiği, hatta bir bölünme olursa bunun sorumlusunun divan yani “dörtlü” olduğu dile getirilmişti.

2-3 kurum dışında toplamın neredeyse tamamı Taksim’i işaret ederken dörtlü “biz bu durumu kendi içimizde de değerlendirelim” diyerek toplantıyı sonlandırmıştı.

16 Nisan gününde yeniden dörtlünün çağrısıyla DİSK’te yapılan toplantıya bu kez Arzu Çerkezoğlu katılmamış, Tayfun Görgün’ün yaptığı “Valilik Taksim’e izin vermiyor. Dolayısıyla İstanbul 1 Mayıs’ını Kadıköy’de kutlama kararı aldık.” sözleriyle toplantı açılmış oldu. Ancak “Kadıköy’ün de yasaklanması durumunda kesinlikle yönümüzü Taksim’e çevireceğiz” demiştir.

Bu konuşmanın ardından katılımcılardan kararın “utanç verici” olduğu, 1 Mayıs’ı bölenin dörtlü olduğu ifade edilerek toplantıyı terk edenler olmuştu.

***

Bu süreç devam ederken Taksim 1 Mayıs 2026 İnisiyatifi geçen yıldan daha güçlü bir biçimde yoluna devam ediyordu.

İşçi Emekçi Birliği (İEB) ve diğer sosyalist kurumların Taksim’i işaret etmesiyle gerçek bir birleşik ve kitlesel eylemliliğin yolları arandı. Ortaklaşma, söylemde ve pratikte birlikte hareket edebilmenin tüm koşulları zorlanıyor ve bu duruş bir irade beyanıyla mayalanıyordu.

Nitekim ortak hareket edebilmenin örneği olarak 1 Mayıs 1977 de katledilen yoldaşlarımız için Kazancı Yokuşu’nda anma düzenlenmesi kararı alındı. Anmanın yapılacağı gün Taksim meydanı Valilik kararıyla kuşatıldı. Binlerce polis meydana yığıldı. Yetmedi metro istasyonları kapatıldı. Anmayı düzenleyenler talimhanede kuşatıldı. Kimse bir adım geri atmadı. Sloganlar, ajitasyonlar, marşlar ile kararlılık dile getirildi. Tereddüt yok. Bir milim dahi geri adım atmak yok.

Arkadaşlarımızın tamamı polis şiddetiyle gözaltına alındı. Gözaltı sonrası yine aynı duruş. “1 Mayıs’ta Taksim’deyiz!”

Yine yetmedi. Aynı günün sabahı muhalif sendikacılar, devrimciler evleri basılarak gözaltına alındı. Yeni bir sürek avı başladı. Dejavu devam ediyordu.

Ama nafile. Kararlılık devam ediyor. “1 Mayıs’ta Taksim’deyiz!”

Şimdi soruyoruz. 1 Mayıs’ı kim bölüyor?

Bu kararlılığı dile getirenler mi yoksa Ankara’da devam eden madenci direnişi için tek kelam etmeyenler mi?

Birleşmenin tüm koşullarını arayanlar mı yoksa İstanbul da “İstanbul Emek Demokrasi ve Barış Güçleri” tarafından madencilerle dayanışma eylemine bileşeni olduğu halde “biz destek veremeyiz” diyerek katılmayan DİSK mi? Ve o DİSK ile 1 Mayıs’ın öneminden bahseden ama birleşikliği, kitleselliği, emeğin sözünü tek bir güne sığdırmaya çalışanlar mı?

Tweet

Önerilen İçerikler

Sınıfsal Bakış | Savaşın sınıfsal ve emperyalist anatomisi

Mart 22, 2026
Türkiye’nin tahkimat mesaisi – Volkan Tozan yazdı

Türkiye’nin tahkimat mesaisi – Volkan Tozan yazdı

Nisan 3, 2026
Mücteba Hamaney yeni dini lider adıyla ilk mesajını yayımladı

Mücteba Hamaney yeni dini lider adıyla ilk mesajını yayımladı

Mart 12, 2026

Pöpüler İçerikler

  • 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi metin yayımladı; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy’e miting yapmaya gidecek

    1 Mayıs Taksim İnisiyatifi metin yayımladı; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy’e miting yapmaya gidecek

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Şanlıurfa’nın ardından Kahramanmaraş’ta da okul saldırısı, 9 ölü 13 yaralı var

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Sanchez değil, insanlığın vicdanı sosyalizm konuşuyor – Tuner Tekin yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Öğrenci Kolektifleri hayatını kaybeden yoldaşları için açıklama yaptı: ‘İlayda Zorlu intihar etmedi’

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Türkiye’nin tahkimat mesaisi – Volkan Tozan yazdı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Blog
  • Çeviri
  • Dünya
  • Gündem
  • Sınıfsal Bakış

Adali Labs tarafından üretilmiştir.