İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin 22 Mayıs gecesi yayımlanan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla kapatılması ve “garantör kurum” sıfatıyla, fiziksel imkânları zaten sınırlı olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne (MSGSÜ) devredilmesine karşı eylemler sürüyor. Can Holding hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bir süredir kayyum eliyle yönetilen üniversitenin faaliyet izni, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi gerekçe gösterilerek bir gecede iptal edildi.
Kararın ardından öğrenciler, Bilgi Üniversitesi önünde süresiz nöbet eylemi başlattı. Öğrencileri yalnız bırakmayan mezunlar, akademisyenler ve diğer üniversitelerden gelen sıra arkadaşları direnişi büyütüyor.
“Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin diplomalarının, kazanılmış haklarının ve eğitim kalitelerinin piyasa dinamiklerine kurban edilmesini kabul etmiyoruz!” diyen üniversiteliler, dayanışma ağını genişletiyor. MSGSÜ Öğrencileri ve İstanbul Üniversitesi Kulüpleri de yaptıkları yazılı açıklamalarla kararın 20 bini aşkın öğrenci, akademisyen ve emekçinin geleceğini hiçe saydığını belirterek, demokratik ve özerk üniversite mücadelesinde sıra arkadaşlarının yanında olduklarını ilan etti.
MSGSÜ Öğrencileri: Bu ortak bir krizdir
Kararın ardından garantör kurum MSGSÜ’nün öğrencileri yayımladıkları bildiride, bu durumun sadece Bilgi Üniversitesi’nin değil kendilerinin de krizi olduğunu vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bizler Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin diplomalarının, kazanılmış haklarının ve eğitim kalitelerinin piyasa dinamiklerine kurban edilmesini kabul etmiyoruz! Ne Bilgi Üniversitesi’nin ne de MSGSÜ’nün bileşenlerinin kaderi tek bir kişinin ağzından çıkan usulsüz, keyfi ve akılalmaz kararlara terk edilemez! Bu süreç ne öğrencilerin harç paraları üzerinden yürütülecek bir pazar pazarlığına ne de kampüslerin rant projelerine açılmasına feda edilebilir. Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin yayınladığı talepler acilen kabul edilmeli ve üniversite kamulaştırılmalıdır!”
İstanbul Üniversitesi Kulüpleri: Sesinizi Duyuyoruz
Direnişe bir destek de İstanbul Üniversitesi kulüplerinden geldi. Yapılan ortak açıklamada, üniversite bileşenleri yok sayılarak alınan kararların Türkiye’deki yükseköğretimin demokratik işleyişini baltaladığı belirtilerek şu kesit paylaşıldı:
“Bir gecede alınan kararlarla öğrencilerin eğitim yaşamının belirsizliğe sürüklenmesi kabul edilemez. Eğitim hakkının kesintisiz biçimde güvence altına alınması kamusal sorumluluğun gereğidir. İstanbul Üniversitesi kulüpleri olarak; İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin yaşadığı hak kayıpları ve belirsizlik karşısında dayanışmamızı büyüttüğümüzü, sıra arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.”



