Kıbrıs sorununu çözmek amacıyla yeni bir müzakere süreci başlatmak isteyen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Suriye temaslarının ardından 27 Temmuz’da Kıbrıs’a geçiyor.
Guterres’in adaya ziyareti 28 Temmuz’da başlayacak. BM Genel Sekreteri önce Kıbrıs Rum lideri Nikos Hristodulidis, ardından Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Süreç, 29 Temmuz sabahı iki liderin katılımıyla yapılacak üçlü bir görüşme ve ardından düzenlenecek basın açıklamasıyla tamamlanacak.
Genel Sekreterin ziyaretinin temel amacı, yarım asırdır süren Kıbrıs sorununun çözümü için taraflar arasında yeni bir sürecin başlatılması olduğu açıklandı.
Ziyaret öncesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Guterres ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek Genel Sekreterin Suriye ve Kıbrıs ziyaretleri özelinde bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.
“Gerçekçi çözüm adada iki devletin yan yana var olmasıdır”
BM Genel Sekreteri Guterres ile doğrudan diyalog kanallarını açık tutan Ankara, adadaki yeni süreci tamamen reddetmek yerine kendi önceliklerini ve metodolojik hassasiyetlerini öne çıkaran bir diplomasi yürütmekte.
Bu çerçevenin detayları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 24 Temmuz’da BM Genel Sekreteri’nin Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile gerçekleştirdiği görüşmede aktarıldı. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre Fidan, Türkiye’nin garantörlük statüsüne dikkat çekerek adadaki tek gerçekçi seçeneğin iki devletin yan yana var olması olduğunu aktardı. Fidan, Kıbrıs Türk tarafının kazanılmış hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statünün tanınmadığı hiçbir yaklaşımın çözüme hizmet etmeyeceğini belirtti.
BM nasıl bir plan öneriyor?
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın, Kıbrıs meselesinde tarafları federal bir zeminde buluşturmak amacıyla bir çözüm taslağı hazırladığı iddiaları Rum basınına yansıdı.
Söz konusu taslakta; iki kurucu devletten oluşan tek bir uluslararası yapının kurulması ve yönetimin paylaşılması öngörülüyor. Planda ayrıca, kapalı Maraş başta olmak üzere bazı bölgelerin iadesi karşılığında Kıbrıs Türk tarafına doğrudan uçuş, doğrudan ticaret ve temas haklarının tanınması gibi maddelerin yer aldığı öne sürülüyor. Kıbrıs Rum tarafının ise mevcut garantörlük sistemi yerine NATO üyeliği veya benzer bir güvenlik mekanizması talep ettiği belirtiliyor.
BM tarafından yalanlanmayan ancak henüz taraflara resmi olarak sunulmadığı belirtilen taslakla ilgili olarak Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman, somut bir planın bulunmadığını, yalnızca bazı fikirlerin dile getirildiğini ifade etti. Ankara’daki diplomatik kaynaklar da BM’den resmi bir belge gelmediğini doğrulamakla birlikte, yürütülen çalışmanın “gevşek federasyon” modeline yakın olduğunu değerlendiriyor.
Ankara, AB’nin sürece dahil olmasına mesafeli yaklaşıyor
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, adadaki yeni diplomatik temaslar öncesinde Kıbrıs, Ankara ve Atina’nın yanı sıra Brüksel’de de görüşmeler yürüttü.
Cuellar, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto ile bir araya gelerek BM Genel Sekreteri António Guterres’in ziyareti öncesinde AB tarafıyla diyalog sağladı. Görüşmenin ardından von der Leyen, çözümün BM parametrelerinin yanı sıra AB ilke, değer ve müktesebatıyla uyumlu olması gerektiğini ifade etti.
Buna karşın Ankara, AB’nin Kıbrıs meselesinde doğal bir taraf olmadığını savunarak, çözüm sürecinin adadaki iki taraf ile garantör ülkeler (Türkiye, Yunanistan, İngiltere) haricindeki aktörlerin katılımıyla genişletilmesine mesafeli yaklaşıyor.



