CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, hem devlet hem de özel yurtlarda yaşanan barınma sorunlarının, şüpheli ölümlerin ve intihar vakalarının araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na önerge sundu. Tanrıkulu, bu sorunların tespiti ve çözümü için Anayasa’nın 98. maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Tanrıkulu önergesinde; üniversite öğrencilerinin ağır ekonomik kriz, yüksek kiralar ve yetersiz burslar nedeniyle ciddi bir geçim sıkıntısı yaşadığını belirtti. Gençlerin barınma güvencesinden yoksun bırakıldığını vurgulayan milletvekili; gelecek kaygısı, işsizlik korkusu, akademik stres ve yalnızlaşma gibi psikolojik baskılarla da baş başa kaldıklarını ifade etti.
Devlet yurtlarındaki kapasite yetersizliğine dikkat çeken Tanrıkulu, bu durum nedeniyle çok sayıda öğrencinin cemaat ve tarikatlarla bağlantılı özel yurtlarda kalmak zorunda kaldığını vurguladı. Geçmişte bu yapılarda yaşanan Aladağ yurt yangını ve Ensar Vakfı’ndaki çocuk istismarı gibi hak ihlallerini hatırlatan milletvekili, yurtlardaki kamusal ve idari denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığının altını çizdi.
İki haftada 5 öğrenci hayatını kaybetti
Geçtiğimiz iki haftada 5 üniversite öğrencisi kaldıkları yurtlarda yaşamını yitirdi. Önergede, Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencisi Muhammed B.G.’nin kaldığı KYK yurdunda şüpheli şekilde ölü bulunması, Burdur’da KYK yurdunun 6. katından düşerek hayatını kaybeden Zehra Kaçar, Kırklareli’nde yaşamına son veren Halil İbrahim Gökşen, İzmir’de yurt odasında cansız bedeni bulunan Ege Üniversitesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır ve Zonguldak’ta eşyalarını taşımak için döndüğü yurt odasında ölü bulunan tıp fakültesi öğrencisi Tuğçenaz Demirelöz’ün durumları hatırlatıldı. Yaşanan bu ölümlerin münferit olmadığına dikkat çekilerek yurtlardaki idari ve kurumsal süreçlerin acilen incelenmesi gerektiği belirtildi.
“Barınma hakkı, eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır”
Barınma hakkının eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, devletin öğrencilere yalnızca fiziki bir alan sağlamakla yetinmemesi gerektiğini ifade etti. Anayasal yükümlülükleri hatırlatan milletvekili, devletin öğrencilerin yaşam hakkını, ruh sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yakışır barınma şartlarını güvence altına almak zorunda olduğunu belirtti.
Kamuoyundaki temel soru işaretlerinin yalnızca adli ölüm nedenleriyle sınırlı kalmadığına dikkat çeken Tanrıkulu; mevcut barınma sisteminin, denetim mekanizmalarının ve yurtlar ile kampüslerdeki psikolojik destek hizmetlerinin Meclis tarafından tüm yönleriyle araştırılmasını talep etti.



