MEB, TBMM’de milletvekillerinin soru önergelerine yanıt verdi. Bakanlığın açıkladığı verilere göre MESEM programının başladığı 2016 yılından bu yana 3 bin 80 iş kazası yaşandı. MEB, bu kazaların 13’ünün ölümle sonuçlandığını öne sürdü. Aynı verilerde, kazalar sonucu 60 öğrencinin hastanede yatılı tedavi gördüğü açıklandı.
Buna karşılık İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) yayınladığı raporlarda, yalnızca 2023 yılından bu yana en az 20 MESEM öğrencisinin güvencesiz koşullar ve alınmayan önlemler nedeniyle çalışırken hayatını kaybettiğini belirtti.
MEB, haftada sadece 1 gün okulda bulunup kalan 4 günü atölyelerde asgari ücretin %30’una çalıştırılan öğrencileri ‘çocuk işçiliği’ kapsamında değerlendirmediğini açıkladı.
Bakanlığın paylaştığı idari veriler, denetime tabi tutulan iş yerlerinin de durumuna değindi. Bu kapsamda yürütülen kontroller sonucunda belirlenen standartlara uymayan 23 bin 252 işletmenin sözleşmesi feshedilirken şartları karşılamayan işletmelerle 2025 yılında da yeni iş birliği yapılmadığı açıklandı.
MESEM nedir?
Eski adıyla “çıraklık sistemi” olarak bilinen Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), 9 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe giren eğitim reformlarıyla birlikte zorunlu örgün eğitim kapsamına alındı.
Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren bu sistem; 14 yaşını doldurmuş ve en az ortaokul mezunu olan çocukların, erken yaşta çalıştırılmasına yasal zemin oluşturduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. 34 alan ve 184 meslek dalında faaliyet gösteren MESEM’lerde, 4 yıllık süreci tamamlayanlar hem lise diploması hem de ustalık belgesi alabilmekte.
Çocuk hakları savunucuları, MESEM uygulamasının çocuk işçiliğinin önünü açan, çocukların denetimi yeterli olmayan alanlarda eğitimden koparak hayatlarını tehlikeye atan bir düzenleme olduğunu bu nedenle kaldırılması gerektiğini savunuyor.



