X hesabından paylaşım yapan Özgür Özel mutlak butlan kararının ardından göreve aynen devam kararı verilenler hakkında konuştu. Darbeci olarak nitelendirdiği kesime karşı sonuna kadar direneceklerini söyleyen Özel CHP Genel Merkezi’nden atılmaları halinde meydanlarda iktidar yürüyüşlerini sürdüreceklerini ifade etti.
Açıklamada Özel, “Suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz AK Parti’yi yenmek, suçumuz son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı ‘Değişim’ deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak” dedi.
Özel “Şimdi polisle geldiler. Binaya girmek, gazla girmek, copla girmek, polisle birlikte girmek, bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama ‘Delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz’ dedik.” diyerek kendilerinin polise karşı müdahalede bulunmayacaklarını söyledi.
Mutlak butlanla göreve haklarında aynen devam kararı verilenleri darbeci olarak nitelendiren Özel, “Milletimizi, sevenlerimizi buna tepki göstermeye; sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine, tüm Türkiye’de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz, sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim alamayacaklar” diyerek halkı il başkanlıklarına ve CHP Genel Merkezi’ne çağırdı.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Baba ocağındayız, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Merkezindeyiz. Atatürk’ün emaneti makamındayız. Bir saldırı altındayız. Suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz, AK Parti’yi yenmek. Suçumuz, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı ‘Değişim’ deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak.
İki sonucu hazmedemeyenler, partideki başarımızı hazmedemeyenler ile 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani AK Parti’nin yargı kollarıyla butlan ittifakı var. Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın 07.00’sinde hiçbirisi CHP’li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında arkada yürüyenlerin CHP’li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar. Gençler püskürttü. Tekrar geldiler, daha kalabalık geldiler. Kapılar kapandı, direniş başladı. Şimdi polisle geldiler. Binaya girmek, gazla girmek, copla girmek, polisle birlikte girmek, bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama ‘Delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz’ dedik.
Kaldırabilirler, söküp atabilirler, sokağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir. Seçim sokakta, meydanda kazanılır. Biz bundan sonra sonuna kadar burada direnip eğer bizi buradan söküp atarlarsa da iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz. Kimse unutmasın, bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Önce savaş meydanlarında, çadırlarda kuruldu. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi, Birinci Meclis’teki bir odayı kendine genel merkez kabul etti.
Bize bir oda yeter, bize bir çadır yeter, bize milletimiz yeter. Ama bu darbecilerin de milletimize yaptığı yeter. Milletimizi, sevenlerimizi buna tepki göstermeye; sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine, tüm Türkiye’de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz, sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim alamayacaklar.”



