TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Silivri Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda hayatını kaybeden Özcan Aksu’nun ölümüne ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Önergesinde Anayasa’nın 17. maddesine dikkat çeken Ahmet Şık, devletin gözetimi altında bulunan kişilerin yaşam hakkını ve maddi-manevi varlığını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı. Şık, ceza infaz kurumlarında meydana gelen ölüm olayları ile işkence ve kötü muamele iddialarının etkili, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu ifade etti.
Ne olmuştu?
Özcan Aksu, 22 Haziran 2026’da gözaltına alınmasının ardından tutuklanarak Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.
Gözaltı sürecine ilişkin İlke TV’ye konuşan abla Melek Aksu, tutuklama kararından emniyet veya resmi makamlarca bilgilendirilmediklerini belirterek, “Arkadaşı aradı, kardeşimin tutuklandığını söyledi. Bir gecede nezarette kalıyor kardeşim. Nezarette kaldığı geceden bile haberimiz olmadı. Ta ki arkadaşı ‘Kardeşin tutuklandı’ diyene kadar.” ifadelerini kullandı.
Abla Melek Aksu, 26 Haziran’da gerçekleşen kapalı görüşte kardeşinin durumunun ağır olduğunu söyledi. Kardeşinin yüzünde ve vücudunda ağır darp izleri bulunduğunu, bilincinin bulanık ve kendisini dahi tanıyamayacak halde gördüğünü belirtti. Görüş sırasında kardeşine “Sana bunu kim yaptı?” diye sorduğunda Özcan Aksu’nun parmağıyla gardiyanları işaret ettiğini anlattı.
29 ve 30 Haziran tarihlerinde hapishaneye giden avukat ve aileye Aksu’nun hastanede olduğu bildirildi ancak hangi hastaneye götürüldüğü açıklanmadı. 2 Temmuz’da Metris’e sevk edildiği belirtilen Aksu’nun kuruma giriş kaydının yapılmadığı ve aynı gün Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Burada iki gün kalan Özcan Aksu, 5 Temmuz saat 11.01’de yaşamını yitirdi.
Otopsi yapılan cenazeyi teslim alan aile, ilk görüşte bulunmayan burun kırığı, sol kaş yırtığı ile bacak ve ayak altlarında potin ya da cop izine benzeyen morluklar tespit ettiklerini belirterek bu durumları fotoğrafladı. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi’nin üstlendiği süreçte aile; tüm kamera kayıtlarının, tıbbi evrakların ve iddiaların incelenmesini, şüpheli ölüme ilişkin etkin bir adli soruşturma yürütülmesini talep ediyor.
Adalet Bakanlığına Soru Yönergesi
Konuyu meclis gündemine taşıyan Ahmet Şık, verdiği soru önergesinde Aksu’nun kaldığı tüm birimlerin, sağlık kayıtlarının ve giriş muayenesinin açıklanmasını istedi. Aksu hakkında kaç kez sağlık değerlendirmesi yapıldığını ve hastane sevklerine kimlerin karar verdiğini soran Şık; kafa travması ve bilinç kaybı iddialarına karşın tıbbi müdahalede ihmal bulunup bulunmadığının, olaya ilişkin adli veya idari soruşturma açılıp açılmadığının yanıtlanmasını talep etti.
Ayrıca Aksu’nun tutulduğu alanlar ile sevk güzergâhlarındaki kamera kayıtlarının güvence altına alınıp alınmadığını, Aksu hakkında disiplin veya zor kullanma tutanağı düzenlenip düzenlenmediğini sordu. Önergesinde son 5 yılda Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşanan ölümler ile işkence ve kötü muamele başvurularının sayısına ilişkin veri de isteyen Şık, Bakanlığın bu olayın aydınlatılması adına ne gibi tedbirler alacağını sorguladı.



