Bodrum Yalıkavak Küdür Yarımadası’nda faaliyet gösteren lüks işletme Xuma Beach’te emekçiler, maruz kaldıkları ağır çalışma koşullarına karşı iş bıraktı.
Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS) üyesi işçiler, sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamada; günde 18 saati bulan ağır mesailere rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yemek dışındaki mola haklarının gasp edildiğini ve maaş bordrolarının kendilerine verilmediğini belirtti. İşçiler ayrıca, müşterilerin bıraktığı bahşişlerden “devlet vergi kesiyor” bahanesiyle yüzde 40 oranında kesinti yapıldığını ve haklarını aradıkları için işten çıkarılmakla tehdit edildiklerini ifade etti.
Alacaklar için söz veren işletme, işçilerin üzerine polis çağırdı
Sendikadan yapılan açıklamada; işletme yönetiminin alacakları ödeyeceğine dair söz vermesine karşın haklarını arayan işçilerin karşısına polisi çıkardığı ve işletmeye ekip sevk ettirdiği vurgulandı. Yaşanan haksızlıkların resmi tutanakla kayıt altına alınmasını isteyen işçilerin direnişi sürerken, OTİS açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bodrum’un turizm cennetini işçiler cehennem koşullarında çalışarak ayakta tutmayacak. Xuma Beach işçileri bugün bu düzene “Yeter!” dedi. Hakları, emekleri ve onurları için direnen işçilerin yanındayız. Bu mücadeleyi birlikte büyüteceğiz. Zafer direnen emekçinin olacak!”
“Sömürüye ve tehditlere boyun eğmeyeceğiz”
Ağır çalışma koşulları ve ödenmeyen fazla mesailer nedeniyle başlattıkları iş bırakma eyleminin ardından 16 işçi tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. İşverenin iş akitlerini İş Kanunu’nun ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eden Kod-25/II maddesiyle feshetmesine tepki gösteren emekçiler, işletme önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Çeşitli siyasi parti temsilcilerinin de destek verdiği eylemde basın metnini, işletmede garson olarak çalışan ve Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS) adına konuşan Ali Samet Güleç okudu.
Basın açıklamasında, kamuoyu baskısı sonucu işverenin maaşları yatırdığı ancak bordrolara içeriği belirsiz “prim” ve “fazla mesai” kalemleri eklediği belirtilerek, bu göstermelik adımların aylardır süren ağır sömürüyü örtbas edemeyeceği vurgulandı. Yöneticilerin dahi arkasında duramadığı fesih gerekçelerinin tamamen asılsız olduğunu belirten emekçiler, taleplerini net bir şekilde sıraladı.
İşçiler öncelikle sicillerini lekeleyen ve hak kaybına yol açan Kod-25/II fesih gerekçesinin derhal kaldırılmasını, konser günlerinde 18 saate varan tüm geçmiş fazla çalışmaların şeffaf şekilde hesaplanarak eksiksiz ödenmesini istedi. Haksız yere işten çıkarılan çalışanların ihbar ve bakiye tazminat haklarının teslim edilmesini talep eden grup, ayrıca hak arama sürecine katıldığı için staj onayı keyfi olarak engellenen öğrenci çalışanın mağduriyetine de derhal son verilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işletmedeki kural tanımazlığa karşı göreve davet edilirken işçiler, haklarının sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.



