Sahnelediği “Ölü Deniz” adlı gösterisinin YouTube’a yüklenmesinin ardından milyonlarca kişi tarafından izlenen ve sosyal medyada hedef gösterilen komedyen Deniz Göktaş, hakkında açılan soruşturma bilgisini öğrendikten sonra Türkiye’ye döndü. Göktaş, 2 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı.
Ters kelepçeyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Göktaş’ın avukatı, müvekkilinin sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Göktaş, 3 Temmuz Cuma günü saat 10.30’da İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilerek hâkim karşısına çıktı.
Bakanlık ve Başsavcılıktan açıklama
Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturmaya yönelik Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklamalar geldi.
Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgi notunda, stand-up sanatçısı İmran Deniz Göktaş hakkında CİMER’e 185 adet başvuru yapıldığı belirtildi. Başvuruların aynı konuya ilişkin olması nedeniyle toplu olarak değerlendirildiğini aktaran bakanlık, Göktaş hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” suçu kapsamında resen soruşturma başlatıldığını bildirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise gözaltı işlemine gerekçe olarak sosyal medya platformlarını işaret etti. Başsavcılık yaptığı açıklamada, şüpheli Deniz Göktaş’ın sosyal medyada yayınladığı bazı içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edildiğini ve gözaltı kararının bu kapsamda yürütülen soruşturma doğrultusunda uygulandığını belirtti.
Savcılık ifadesinin ardından tutuklandı
3 Temmuz Cuma günü Çağlayan Adliyesi’nde yaklaşık 2 saat süren savcılık sorgusunun ardından Deniz Göktaş, tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Sulh ceza hakimliği, hakkında soruşturma açıldığı için Türkiye’ye dönen Deniz Göktaş’ın, “yurt dışına kaçma” ve “delilleri karartma” şüphesi gerekçesiyle tutuklanarak hapishaneye gönderilmesine karar verdi.
Deniz Göktaş’ın ifadesine ulaşıldı
Havalimanında gözaltına alındıktan sonra Vatan Emniyet’e götürülen Deniz Göktaş’ın ifadesinin tamamı şu şekilde:
“Komedyenim, yüksek gelirliyim. Deniz Göktaş rumuzlu YouTube hesabı bana aittir. Burada yapılan paylaşımlar benim tarafımdan yapılmıştır. Soruşturmaya konu olan video, 1 Haziran 2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda yapmış olduğum stand-up gösterisine aittir.
Bu stand-up gösterisindeki konuşmaların metni daha öncesinde benim tarafımdan hazırlanmıştır. Tarafıma yöneltilen ‘halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ kastım kesinlikle yoktur.
Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde yaptığım bir gösteridir. 100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izlemiştir ve hiçbirinden bu kısma dair incindiklerine ilişkin bir şikayet gelmemiştir. Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum. Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır.
Burada da kötü bir şey demiyorum. Favori kitabım diyorum. ‘Çeviride sorun var’ cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm. Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediğimi reddediyorum.
Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık şekilde tartışılan bir konudur. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece.
Gösteri boyunca bu tarz popüler figürlere, ideolojilere ve Türkiye’ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır. Başka bir amacım yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”



