Amargi’ye konuşan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbrahim Kalın ve süreçte yer alan diğer Türk yetkililere övgüler yağdırdı. Türkiye’nin müzakereleri sürdürme konusunda “güven” verdiğini iddia eden Tom Barrack, sorunu “Bu, 40 yıldır süren bir kafa karışıklığı ikilemidir,” sözleriyle tanımladı.
Barrack, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın, Öcalan ve diğer Kürtlerle temas kurmaya çalıştığını belirterek “Bence bu yolun önünde daha uzun bir mesafe var.” dedi. Yaptığı açıklamasında, Kürt sorununun çok uluslu yapısına atıf yaparak ulusal sorunun aslında bir “yanlış anlaşılmadan” ibaret olduğunu savunan Barrack, “Çözüm süreci”ni ise, herkesi bir araya getirme ve nasıl bir yaşam sürmek istediklerine bizzat kendilerinin karar vermesine olanak tanıma fırsatı olarak nitelendirdi.
Geçtiğimiz günlerde SDG (Suriye Demokratik Güçleri) hakkında “onlarla işimiz bitti” açıklaması yapan Barrack, Suriye’de SDG’yle ilgili gelişmelerle birlikte Türkiye’deki “çözüm sürecinin” başarılı olacağına dair Kürtler adına “umutlu” olduğunu ifade etti. Türkiye’ye model olarak ise Kürtlerin baskı, zor ve savaş tehdidi ile entegre edilmeye çalışıldığı Suriye’yi örnek veren Barrack, “Düşman olduğunuz bir durumdan bir anda birbirinizle uzlaşmaya geçmek çok zordur ama onlar iyi bir iş çıkarıyorlar.” diyerek bu durumu “ümit verici” bir örnek olarak nitelendirdi. Ayrıca Barrack, “Kürtler muhteşem, tarihleri muhteşem. Mirasları muhteşem. Ne yazık ki zaman içinde kendi devletlerini kurmayı başaramadılar, bu yüzden neden hayal kırıklığına uğradıklarını anlıyorum.” dedi ve bağımsız bir devlet yerine “kendi” devletlerine entegre olarak “hak ettikleri refahı kazanabilecekleri” konusunda umutlu olduğunu ifade etti.
“SDG’yle işimiz bitti”
“Kültürel koruma”, “vatandaşlık hakları” ve “siyasi katılım” ile birleşik bir Suriye yaratılabileceğini ve Kürtlerin tam entegre olabileceğini söyleyen Barrack, 20 Ocak’ta X hesabından yaptığı açıklamada “2019’da IŞİD’in bölgesel hilafeti yenilgiye uğratılırken SDG en etkili kara ortağımızdı. O dönemde muhatap alınabilecek işleyen bir merkezi devlet yoktu. Bugün ise Suriye hükümeti, IŞİD Karşıtı Küresel Koalisyon’un 90. üyesi konumunda. Şam yönetimi güvenlik sorumluluklarını ve cezaevlerinin kontrolünü devralmaya hazır. Bu nedenle SDG’nin sahadaki birincil güç olma gerekçesi büyük ölçüde ortadan kalkmıştır” diyerek artık muhatabın Şam yönetimi olduğunu açıklamıştı.
Esad yönetimi altında Kürtlerin uzun süre reddedildiğini ve dil kısıtlamalarıyla siyasi baskılara maruz kalındığını kaydeden Barrack bu süreçte Kürtler için en büyük fırsatın geçiş döneminde Colani liderliğindeki yeni hükümete dahil olmakta yattığını söylemişti.



