1 Nisan günü yaşanan olayda Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde atık toplama kamyonunu kullanan işçi Sabri Kılınç, kullandığı aracın çamur dolu kamyona düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
Kılınç’tan haber alamayan akrabalarının Jandarma’ya haber vermesi sonucu başlatılan arama çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar sonucunda Kılınç’ın kullandığı aracın arıtma tesisinin yakınındaki çamur dolu çukura düştüğü tespit edildi. İşçi Kılınç’ın ise hayatını kaybettiği belirlendi.
Kılınç’ın bedeni otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında tesis sorumlusu İ.A., şube müdürü G.K., idari işler şefi A.D., iş sağlığı güvenliği uzmanı G.G. ve başşoför M.G., şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
İhmaller sarmalı gündemde
Sabri Kılınç’ın çalıştığı belediye iştiraki İZELMAN’da çalıştığı ancak görev yaptığı alanın özelleştirme kapsamında kaldığı öğrenildi. Ayrıca Kılınç’ın döküm sahasında normal koşullarda en az iki işçinin görev yapması gerektiği, buna karşın Kılınç’ın tek başına çalıştırıldığı ifade edildi.
Olayın ardından konuşan Kılınç’ın kuzeni İsmail Tufan, “Başşoförü bir vazife daha vermişti. O da vazifeyi icra etmek için döküm sahasına gitmiş. Döküm sahasına gidince havanın yağmurlu olması, zeminin uygun olmaması nedeniyle araç oraya geri geri yanaştığında ters takla atarak çamura gömülmüş. Saat 14.00-14.30 civarlarında olduğunu tahmin ediyoruz. Daha sonra hastaneye gideceği için eşi aramış ulaşamamış. Daha sonra babasını aramışlar. Babası kurumu aramış. Onlar da ‘Biz size döneceğiz, bilgilendireceğiz. Bekleyin’ demiş. Ama hiçbir cevap alamamışlar. Daha sonra kendi çabalarıyla döküm sahasına arabayı batmış olarak görmüşler. Kurum ondan sonra geliyor. Köyümüzden de bölgeye gençler gidiyor. İZSU yetkilileri kurtarmak için kesinlikle yardımcı olmamış. Yine kendi çabalarımızla iki tane vinç kiralayıp oradan cenazemizi çamurun içinden aldık. Resmi açıklama yapılacaktır ama çamurun içinde boğularak ölmüş. Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz, ölüyoruz. Bunu söylemek çok acı ama inşallah kuzenimizin ölümü İZSU’nun veya diğer kurumların kendine gelmesini sağlar” diyerek İZSU’nun konuyla ilgilenmediğini ve Kılınç’ın akrabalarının kendi çabalarıyla naaşa ulaştığını ifade etti.
Ayrıca Tufan, ihmali ve yetersiz güvenliği şöyle anlattı:
“Bir döküm sahasında bekçi, bariyer, ışıklandırma, hiçbir şey yok. Sonra bunun başşoförü var. Saat 17.00’de mesaisi bittiğinde kartını basması lazım. Bu bilgileri kontrol eden hiçbir şey yok. Bir iş yerinde çalışıyorsunuz. Orada başınıza bir şey geliyor ve kurumun bundan haberi yok.”
Belediye ve İZSU sessiz
İzmir Belediyesi ve İZSU tarafından ihmaller ve ölüm ile ilgili bir açıklama henüz yapılmadı. Özgür Özel’in bugün ve yarın İzmir’deki programlarının iptal edilmemesi ise dikkat çekti.



