Halkbank davasının 90 gün ertelenmesi mahkemece kabul edildi. Halkbank tarafından yapılan açıklamada “ABD’de Bankamıza karşı açılan ceza davasının uzlaşma yoluyla sonlandırılması için ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Bankamız arasında imzalanan Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması (DPA), ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde bugün görüşülmüş ve yürürlüğe girmiştir. Bahse konu anlaşma hem ABD Adalet Bakanlığı hem de Banka üzerinde bağlayıcıdır.” denildi.
Anlaşma içeriğinde ise Halkbank’ın İran’a fayda sağlayan işlere girmesinin yasaklanacağı, kara para aklama politikalarına uyumunu gözden geçirmek için bir tarafsız gözlemci belirleneceği ve bu gözlemcinin Halkbank’ın ABD Hazine Bakanlığı ile olan iletişimini inceleyeceği kaydedildi.
Ayrıca Halkbank Rıza Zarrab ile bağlantılı varlıkların dondurulması veya iadesi konularında Türk hukukunun izin verdiği ölçüde ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.
Bu gelişmeler ardından ABD Savcılığı önümüzdeki 90 gün içinde Halkbank’ın tutumuna bakıp davanın düşürülüp düşürülmeyeceğine karar verecek.
Halkbank davası neden başlamıştı?
Halkbank’a 2019’un Mart ayında ABD’nin İran’a yönelik ambargonun delinmesine yardımcı olduğu iddiasıyla dolandırıcılık, kara para aklama ve komplo suçlamalarıyla dava açılmıştı. İddianamede Halkbank’ın paravan şirketler aracılığıyla ambargoyu deldiği ve İran’ın enerji ihracatından elde ettiği ancak dolaşıma sokamadığı gelirleri özellikle altın olarak soktuğu iddia edilmişti. Bu süreçte 20 milyon dolarlık fonun İran’a yasa dışı yöntemlerle aktarıldığı iddia edildi. Bu miktarın en az 1 milyar dolarlık bölümünün Amerikan mali sistemi içinde aklandığı suçlaması yöneltilmişti. Halkbank’a yöneltilen suçlamalar arasında; “ABD’yi dolandırmak”, “IEEPA’yı ihlal etmek için komplo kurmak” “Bankacılık dolandırıcılığı ve bunun için komplo kurmak” ve “Kara para aklamak ve kara para aklamak için komplo kurmak” bulunuyor.
Bu süreçte davada Halkbank tüzel kişilik olarak yargılanıyor. Ancak davayı tetikleyen İranlı iş adamı Rıza Zarrab’ın suçlamaları kabul etmesi olmuştu. İran’a yönelik yaptırımları delmekle suçlanan Zarrab, kendine yönelik suçlamaları kabul etmiş ve tanık sıfatıyla 2017’de Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhinde ifade vermişti. Hakan Atilla, ambargonun delinmesinde görev aldığı iddia edilerek ABD’de yargılanmıştı. 28 ay tutuklu kalan Atilla, 2019 yılında Türkiye’ye geri dönmüştü. Döndükten sonra 1.5 yıl Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü yapan Atilla görevinden istifa etmişti. Türkiye’ye dönüşünde karşılamaya gelen dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “Haksız bir mahkumiyetin ardından ailesine ve ülkesine kavuşan Hakan Atilla, Borsa İstanbul Genel Müdürü olarak göreve başlıyor” diyerek atama kararını duyurmuştu.
Davanın 17-25 Aralık soruşturmalarıyla da bağlantılı olduğu iddia edildi. Dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da soruşturmada “komplo ortağı” olarak yer almıştı. İddianamede ise 2012-2013 yıllarında, Zarrab’ın Çağlayan’a ambargoyu delmesine yardımcı olması karşılığında en az 70 milyon dolar civarında rüşvet verdiği yer almıştı.
Davanın geleceği ne olacak?
Şu an dava “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” gereğince 90 gün boyunca ertelenmiş durumda. Davada sanıkların ABD Savcılığı tarafından belirlenen yükümlülükleri karşıladıklarından emin olunursa cezai suçlamalardan kaçınılabiliyor. 90 günden sonra ise dava ABD hükümeti tarafından düşürülebiliyor.
Dava ABD ile Türkiye arasındaki önemli gerginliklerden biriydi. Sürece dair Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’yi hedef alarak “çirkin ve kanunsuz” demişti. Erdoğan, davanın hukuki değil siyasi gerekçelerle tertip edildiğini de iddia etmişti.
Davayla ilgili gelişmelerden sonra Akın Gürlek ise “Anlaşmaya varıldı, şu an metin tercümesi yapılıyor. Süreç çok olumlu. Her şey bizim istediğimiz gibi tamamlandı. Özellikle burada Halkbank’ın suçsuz olduğu ortaya çıkmış oldu. Bir idari işlem olduğu, adli bir vaka boyutu olmadığı anlaşıldı” dedi.
Belgelerde dikkat çeken Hamas detayı
Davanın İran savaşı sırasında ertelenmesi dikkat çekerken CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz X hesabından dava belgelerini paylaştı. Belgelerde 7 Ekim harekatıyla ilgili ABD’nin ateşkesin ilanını sağlamak için çok boyutlu ve çok taraflı çabalara girdiği, bu amaçla Türkiye’yle de görüştüğü kaydediliyor. Türkiye’nin ise ateşkes ve Hamas’ın elindeki İsrail askerlerinin serbest bırakılması konusunda ABD ajandasıyla hareket ettiği ve davanın ertelenmesi konusunda bu detayın “yardımcı” olduğu görüldü.

Ertelenmeyle ilgili Hakan Atilla konuştu
T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Hakan Atilla açıklamalarda bulundu.
Davanın Türkiye-ABD arasında bir ortak mutabakata varıldığı için ertelendiğini söyleyen Atilla “Açıkçası Türkiye’nin, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısında kaçırdığı İsrailli rehinelerin bırakılmasındaki katkılarından dolayı Halkbank davasını düşürdüklerini düşünmüyorum.” dedi. Atilla, davayı tetikleyen ve ABD’de tutuklanan Rıza Zarrab’ın mal varlığın Türkiye’de MASAK tarafından daha öncesinde takip edildiğini ancak hiçbir şey yapılmadığını da ekledi.
Ayrıca Atilla, Zarrab’ın davasında Halkbank isminin geçmediğini ancak daha sonradan eklendiğini iddia etti. “Tutuklandığımda ise şunu anladım; aradan geçen sürede, yani Zarrab tutuklandıktan sonra, Yahudi organizasyonları FBI ile iş tutarak bu işi Halkbank’a çevirmeye başlamış. Hedef bu haline gelmiş. Plan ise şuydu bence; beni tutuklayıp benim üzerimden bankayla ilgili belli bilgileri alacaklardı, böylece davanın Halkbank davasına dönüşmesi kolaylaşacaktı.” diyen Atilla, davanın bilinçli olarak Halkbank davasına döndürüldüğünü savundu.
Çamlıbel’in “Zarrab’ın o dönemde aktif görevde olan üç bakana rüşvet verdiği iddiası olmasaydı ortada Türkiye bu davada bu kadar zor durumda kalmaz mıydı?” sorusuna ise Atilla “Adamın verdiğini iddia ettiği paraların rüşvet olup olmadığını ve o paraları ne maksatla verdiğini ben bilmiyorum. (…) Adamın anlattığı para trafiği tabii ki savcıların argümanında önemli bir yere oturdu. Çünkü savcılık davayı ‘Demek ki yanlış bir şey yapılıyordu ki Zarrab bu yanlış şeyi halledebilmek için bu paraları ödedi’ diye lanse etti. Halbuki aslında Zarrab’ın anlattığı para trafiğine ihtiyaç olmadan Halkbank uzun yıllardır zaten İran’la ticaret yapıyordu.” diyerek yanıtladı.
Yolculuk Haber Merkezi



