
Belediye seçimleri genellikle yerel meselelerdir. Güvenlik, temizlik, belediye bütçeleri, sağlık ve eğitim gibi hizmetlere erişim, belediye başkanları seçiminde vatandaşları oy vermeye iten öncelikli endişelerdir. Bunlara bu yıl Fransa’da 35 bin kasaba ve şehrin 2020’den beri ilk kez yapılacak olan belediye seçimlerinde oy kullanmasına birkaç gün kala, ülke çapındaki belediye yarışlarının seçim dinamiklerinin seyrini biraz değiştiren bir başka önemli konu daha eklendi; siyasi şiddet.
Neo-faşist Quentin Deranque, Lyon’da aşırı sağcı gruplar ile antifaşistler arasında yaşanan sokak çatışmaları sırasında aldığı yaralar sonucu geçtiğimiz 14 Şubat’ta hayatını kaybetti. Video kayıtlarında, çeşitli neo-faşist grupların üyesi olan Deranque’ın antifaşist hareket La Jeune Garde’ın üyeleri tarafından darp edildiği görülüyor. Bu üyelerden bazılarının daha sonra Jean-Luc Mélenchon’un hareketi La France Insoumise (LFI) ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Seçimlerden neredeyse tam bir ay önce meydana gelmesiyle, Deranque’ın ölümü ve bunun siyasi yansımaları, bir bomba etkisi yarattı ve ülkenin dört bir yanına şarapnellerini saçtı. Ölümünün ardından geçen haftalarda, Fransa Ulusal Meclisi neo-faşist genç için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu; Fransız siyaset tabanının büyük bir kısmı tarafından zaten şeytanlaştırılmış olan LFI, yasal olarak aşırı sol parti olarak nitelendirildi ve teyitli bir bombalama tehdidi nedeniyle Paris’teki genel merkezini tahliye etmek zorunda kaldı; kuzeydeki Lille’den güneydeki Toulouse’a kadar ülkenin dört bir yanındaki şehirlerde solcu kurumlara yönelik misilleme amaçlı saldırılar yaşandı ve aşırı sağcı gruplar Lyon’da ve ülkenin dört bir yanında Deranque anısına yürürken Nazi selamı yaptı.
Bu atmosfer, normalde temel yaşam sorunlarına odaklanan belediye seçimlerindeki tartışma konularını, siyasi şiddet gibi karmaşık bir konuya kaydırdı.
Marsilyalı otuz bir yaşındaki tiyatro prodüksiyon asistanı Baptiste Colin, “yerel tartışmaların arka plana düşmesinin üzücü olduğunu” söylüyor. “Bence bu seçimleri hiçbir yerde gerçek yerel seçimlermiş gibi yürütmeyi başaramadık. Sadece ulusal düzeyde tartışmalar yapıyoruz – Macron’un, Mélenchon’un ya da eski içişleri bakanı Bruno Retailleau’nun karşısında mı yanında mı olduğumuzu konuşuyoruz.”
Bu eski Fenike liman kentinde, önde gelen adaylar arasında düzenlenen bir televizyon programı, Deranque konusunda plansız bir atışmaya dönüştü; bu durum, görevdeki solcu belediye başkanı Benoît Payan’ın günlük Fransız gazetesi le Monde’da şu açıklamaları yapmasına neden oldu: “Quentin ile ilgili yarım saatlik tartışma planlanan konular arasında değildi, biz Marsilya hakkında konuşmak istiyorduk.”
Toulouse Capitole Üniversitesi’nde hukuk hocalığı yapan kamu hukuku uzmanı Rim-Sarah Alouane, “Bazı adaylar baskı altında kalarak veya kendi istekleriyle, yerel politikayı tartışmak yerine daha geniş bir ideolojik mücadelenin içine girebilirler” diyor.
Lyon’da bu mücadele, belediye binalarının duvarlarında yaşandı. Deranque’ın ölümünden birkaç gün sonra, sağ partiler koalisyonu adına yarışan ve şu anda anketlerde önde olan iş adamı Jean-Michel Aulas, yerel bir gazeteye ilan vererek rakibi Yeşiller Partisi’nden belediye başkanı Grégory Doucet’yi belediye binasına Deranque’ın resmini asmaya davet etti. Deranque’ın portresi sonuçta belediye binasına asılmasa da, Lyon’un da bir parçası olduğu ve sağ koalisyonun yönetimindeki Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine ait yakınlardaki bir binada sergilenmeye başladı.
Lyon’da yaşayan 28 yaşındaki kamu politikası öğrencisi Alix’e göre, Aulas’ın Deranque’a hürmet gösterilmesi çağrısı bir siyasi hataydı. Belediye seçimleri tartışmalarında siyasi şiddettense kent planlamasıyla ilgili meseleleri duymakla daha çok ilgilendiğini vurgulayan Alix, Deranque hakkında “O bir aziz değildi” yorumunu yapıyor.
Yine de Marsilya’daki tartışmanın da gösterdiği gibi, bu cinayete ilişkin bir tavır almak ve bir suçlu belirlemek, bu yılki belediye seçimleri için bir ön koşul haline gelmiş görünüyor. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin Montpellier’den adayı Thierry Tsagalos, Deranque’ın ölümünün ardından X’te “Bugün tartışma zamanı değil. Bugün, ciddiyetle düşünme, saygı ve dayanışma zamanı,” diye yazdı. “Birlik olalım. Ağırbaşlı kalalım. Ve Quentin’i unutmayalım.” Bununla birlikte, bu gönderiye LFI’lı politikacılar Raphaël Arnault (La Jeune Garde antifaşist grubunun kurucu ortağı) ve Rima Hassan’ın (Lyon’da şiddet olaylarının patlak verdiği gün bir konferansta konuşma yapmış olan) isimleri ile büyük harflerle yazılmış “KATİLLER” kelimesi de dahil olmak üzere birkaç hashtag eşlik ediyordu.
Fransız aşırı sağı bu cinayeti daha önce varlıklarını sürdürmekte zorlandıkları şehirlerde kendilerine alan açmak için kullanmaya çalıştı ve aksini kanıtlayan tarihsel istatistiklere rağmen, Fransa’daki siyasi şiddetin sorumlusunun sağ değil sol olduğunu öne sürdü. Loire Vadisi’ndeki bir şehir olan Tours’da, Deranque’ın ölümünden sonra düzenlenen aşırı sağcı Ulusal Birlik mitingi “tıka basa doluydu” ve bazı katılımcılar yere oturmak zorunda kaldı, diyor yerel foto muhabiri Pascal Montagne. “Miting çok başarılı geçti, oysa daha önce böyle olmazdı.” Bu “Quentin etkisi” mi? Montagne, bunun tam olarak böyle olmadığını belirtiyor; aşırı sağ, cinayetten önce de yerelde yükselişteydi.
Philippe Marlière’in Guardian’da yazdığı gibi, Deranque’ın ölümünün yarattığı sonuçlar, belediye seçimleri öncesinde yerel sol ittifakların kurulmasında da kendini gösterdi, ki bu da önemli bir husus, zira belediye meclisleri Fransız Senatosu’nun yapısını belirlemede rol oynuyor. 2024 yazında yapılan erken seçimlerde geniş bir sol koalisyonun parçası olmasına rağmen, LFI kendini izole edilmiş ve ülke çapında kampanya ekiplerini fiziksel saldırı sinyalleriyle tehdit edilirken bulmuştu. Paris’te, LFI’dan Sophia Chikirou’nun sözcüsü, medya raporlarının ve bazı anketlerin aksine, partiye yönelik saldırıların aslında parti lehine “geniş çapta bir seferberlik” yarattığını söylüyor. “Birçok kişi partimize üye oldu. Sahada, birçok insanın bize oy vereceğine dair bir izlenim ediniyoruz.”
Paris’in oldukça kozmopolit onuncu bölgesinde, LFI liste başkanı Marion Beauvalet, başlangıçta kampanyasına karşı olası etkilerinden endişe etmesine rağmen, Deranque’nin ölümünün “hiç de gündeme gelen bir konu olmadığını” söylüyor. “Birçok insan için önemli olan konular yerel meseleler,” diyor ve konut, çocuk bakımı ve yaşam maliyetini örnek gösteriyor.
Kendisini solcu olarak tanımlayan Marsilya’daki tiyatro prodüksiyon asistanı Colin, bu yerel meselelerin önemli olduğunu vurguluyor. “Sağa kayan bir belediye, benimki gibi dernekler için fark yaratacaktır,” zira bu derneklerin çoğu belediye yönetimleri tarafından sübvanse ediliyor. “Aşırı sağa kayan bir belediye ise, daha da büyük bir fark yaratacaktır.”
Fransa’daki bölünmüşlüğün bir örneği olarak, yaşadığı Marsilya ile büyüdüğü Lyon arasında yakın zamanda oynanan bir futbol maçını örnek gösteriyor. Maçta Lyon taraftarları Deranque’ın resminin bulunduğu pankartlar taşıdı. Marsilya taraftarları ise farklı bir mesajla karşılık verdi: “Marsilya ırkçılığın karşısında.”
PHINEAS RUECKERT (Paris’te yaşayan gazeteci)
Bu yazı ilk olarak Jacobin’de Phineas Rueckert adıyla yayımlanmıştır. Yazının orijinal halini okumak için tıklayınız.



