Şimdiye kadarki barış çabalarının başarısızlığı, petrol fiyatlarında yeni artışlara ve küresel ekonomi üzerindeki daha geniş uzun vadeli etkilerle ilgili spekülasyonların artmasına neden oldu; ülkeler alternatifler arıyor.
10 Mayıs Pazar günü sunulmasından saatler sonra, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Ortadoğu’da barış için yaptığı yeni teklifi “tamamen kabul edilemez” diyerek reddetti.
Trump’tan gelen ret haberi, bölgedeki barış umutlarını suya düşürdü ve pazartesi günü piyasalar açıldıktan sonra petrol fiyatlarının daha da yükselmesiyle küresel ekonomide endişeleri yoğunlaştırdı.
Trump’ın İran planını reddetmesi, ABD-İsrail savaşının başlangıcından beri kesintiye uğrayan Hürmüz Boğazı’ndan geçişin normalleşme şansını da yok etti.
Trump, 10 Mayıs Pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı kısa bir paylaşımda: “İran’ın sözde ‘Temsilcilerinden’ gelen cevabı az önce okudum. Beğenmedim – Tamamen Kabul Edilemez!” dedi.
İran medyasındaki haberlere göre, ABD-İsrail saldırganlığını sona erdirmek için sunulan son İran barış teklifi, Nisan ayında başlayan ateşkesin başından bu yana yapılan orijinal taleplerin çoğunu içeriyordu.
İran’ın talepleri arasında savaş tazminatı, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması, tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması ve ABD tarafından dondurulan İran mülklerinin serbest bırakılması yer alıyor.
İran’ın teklifleri, geçen hafta Pakistanlı arabulucular aracılığıyla kendisine sunulan ABD tekliflerine bir yanıt niteliğindeydi.
ABD teklifleri, İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerinin askıya alınması ve aynı anda Basra Körfezi’nden geçiş üzerindeki tüm kısıtlamaların kaldırılması karşılığında tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması ve İran mülklerinin dondurulmasının kaldırılması gibi maddeler içeriyordu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Trump’ın İran’ın önerilerini reddetmesine yanıt olarak X’te yaptığı bir paylaşımda, “diyalog veya müzakerelerin” teslimiyet veya geri çekilme anlamına gelmediğini ve İran’ın haklarını savunmaya ve çıkarlarını korumaya devam edeceğini söyledi.
Yayılan etkilerle ilgili endişeler
İran’ın önerisi ayrıca İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sona ermesini ve gelecekte ülkeye yönelik herhangi bir saldırı olmayacağına dair bir garanti talebini de içeriyordu.
İran Dışişleri Bakanlığı resmi sözcüsü İsmail Bağhay, pazartesi günü Trump’ın İran tarafının önerilerine verdiği yanıtı sorgulayarak, Press TV’nin haberine göre, bunun mantıksız hiçbir yanı olmadığını iddia etti.
Bağhay, Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, “Planımızda önerdiğimiz her şey makul ve cömertti; bölgenin ve dünyanın iyiliği içindi” dedi.
Baghaei, ABD’nin “İsrail rejimi”nin etkisi altında maksimalist taleplerde bulunmaya devam etmesinin ve İran’ın önerileriyle “iyi niyetle” görüşmeyi reddetmesinin üzücü olduğunu söyledi.
Trump’ın İran’ın önerisini reddetmesinden saatler sonra, küresel petrol fiyatları bir kez daha varil başına 100 ABD dolarını aştı.
Nisan ayının ilk haftasında ateşkes ilan edilmeden önce çok daha yüksek olan fiyatlar, müzakere yoluyla bir çözüm beklentisiyle haftalarca 100 ABD dolarının altında kalmıştı.
Bu arada, dünyanın en büyük enerji şirketlerinden biri olan Saudi Aramco, pazar günü yaptığı açıklamada, ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşının 28 Şubat’ta başlamasından bu yana dünyanın yaklaşık bir milyar varil petrol kaybettiğini iddia etti.
Şirketin CEO’su Amin Nasir, savaş şimdi sona erse bile küresel enerji fiyatlarının normalleşmesinin aylar süreceği konusunda uyarıda bulundu.
Küresel Ekonomiye Etki
Küresel enerji arzının neredeyse dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın sürekli kapalı kalması, en çok da Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerini etkileyen bir enerji krizine yol açtı.
Pazar günü, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Batı Asya’daki uzun süreli krizi gerekçe göstererek Hindistan vatandaşlarından petrol ve ithal ürün tüketimini azaltmalarını istedi.
Hindistan, enerji ihtiyacının %85’inden fazlasını, çoğunlukla Basra Körfezi ülkelerinden ithal ediyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve fiyat artışları bu arzı önemli ölçüde etkiledi.
Hindistan, iç arzı korumak için fiyatları artırmanın yanı sıra, sanayi ve ticari kuruluşlara gaz tedarikini kısıtlamak gibi önlemler aldı.
Benzer önlemler Pakistan, Sri Lanka, Nepal, Filipinler, Vietnam ve Güneydoğu Asya’daki diğer ülkelerde de alındı.
8 Mayıs Cuma günü Filipinler’in Cebu kentinde yapılan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) 48. zirvesinde, Batı Asya’daki devam eden kriz bağlamında bölgesel bir yakıt stoku ve gıda güvenliği için bir acil durum mekanizması olasılığının araştırılmasına karar verildi.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji ürünlerinin tedarikini etkilemenin yanı sıra, bölgedeki tarım için hayati önem taşıyan gübrelerin tedarikini de etkiledi ve genel tahıl üretimini de etkileyebileceği endişesi var.
ASEAN ülkeleri petrol ihtiyaçlarının %50’sinden fazlasını, doğalgaz ihtiyaçlarının %17’sini ve gübre ihtiyaçlarının yaklaşık %11’ini Basra Körfezi ülkelerinden ithal ediyor.
Bu haber ilk olarak Peoples Dispatch sitesinde yayınlanmıştır. Selin Kurt tarafından Türkçeleştirilmiştir. Haberin orijinal halini okumak için tıklayınız.



