Danimarka’nın kamu yayıncısı DR’nin bugün paylaştığı habere göre Danimarka’nın olası bir ABD işgaline karşı Grönland’ı hazırladığı ortaya çıktı. Habere göre ABD’nin Grönland hakkındaki saldırgan söylemlerinin ardından bölgedeki havalimanları ve altyapı tesislerinin olası bir işgale karşı patlayıcılarla döşendiği ve kan bankalarından kanların nakledildiğini iddia ediliyor.
Almanya, Fransa ve Danimarka’daki üst düzey yetkililerle konuşan DR, kaynakların hiçbirinin saldırı planları hakkında bilgi sahibi olmadığını ancak yine de olası bir saldırı ihtimaline karşı tetikte olduğunu kaydetti. Ayrıca DR’ye konuşan ve Grönland sürecinde kritik rol oynayan üst düzey bir Fransız yetkili, ABD saldırganlığına karşı Avrupa’nın kendi güvenliğini sağlaması gerektiğinin altını çizdi.
Trump’ın kazanmasının ardından Danimarka’da panik
Danimarkalı yetkililer, Danimarka’nın Trump’ın seçimleri kazanmasının ardından Grönland’a karşı saldırgan tavırlar sergileyeceğinden korktuğunu ve başta Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupalı müttefiklerinden destek almak için gizli istihbari görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade etti. Ayrıca yetkililer, Danimarka’nın Paris ve Berlin dışında İskandinav devletleriyle de görüşerek bir “Avrupa siyasi ittifakı” için destek istediğini söyledi.
Olay Venezuela’da patladı
Trump’ın 3 Ocak’ta Venezuela’ya saldırması ve Devlet Başkanı Maduro’yu kaçırmasının ardından Grönland’ın bir sonraki hedef olup olmayacağı Danimarka tarafında gerginlik yarattı. DR’ye konuşan Danimarka güvenlik teşkilatından bir üst düzey isim “olayın orada patladığını” söyledi.
Tatbikat altında askeri tahkimat gerçekleşti
2026’nın ilk günlerinde Grönland’ın başkenti Nuuk ve Kangerlussuaq’daki uçak pistlerine olası bir saldırıya karşı pistleri kullanılmaz hale getirmek için patlayıcı yerleştirildiği öğrenildi. Ayrıca olası bir savaş durumunda askerlerin kana ihtiyacı gözetilerek Danimarka’daki kan bankalarından kanlar nakledildiği kaydedildi.
Ayrıca Venezuela’dan sonra bir gecikmenin ardından ilk olarak Danimarkalı, Fransız, Alman, Norveçli ve İsveçli askerlerden oluşan bir öncü birliği Nuuk ve Kangerlussuaq’a gönderildi. Ardından, Holstebro’daki Ejderha Alayı’ndan askerler, Jægerkorpset’ten seçkin askerler ve soğuk, dağlık bölgelerde savaşmak üzere eğitilmiş Fransız dağ komandoları da dahil olmak üzere ana kuvvet de Grönland’a gönderildi. Aynı zamanda Danimarka savaş uçakları ve bir Fransız fırkateyni de Kuzey Atlantik’e konuşlandırıldı.
Yapılan tahkimat, “Arctic Endurance” (Artik Dayanıklılık) adı altında bir tatbikat olarak sunuldu. Ancak bu durumun yalnızca basit bir tatbikat değil, bölgede bir savaşa karşı tahkimat yapma girişimi olduğu öğrenildi. DR’ye konuşan bir Danimarkalı yetkili “Bu bir tatbikat değildi, durum ciddiydi ve bu durum şüphesiz önemli bir konuydu.” dedi.
Avrupa savaşla ilgili çekimser
DR, bir Alman yetkiliye Danimarka’nın Avrupalı müttefiklerinin Grönland’a karşı bir savaş durumunda alacağı tavrı sordu. Alman yetkili “Bu, cevap vermek zorunda kalmadığımız için çok memnun olduğum bir soru.” dedi. Başka bir kaynak ise “Eğer ABD, NATO askerlerinin bulunduğu Grönland’a saldırsaydı, o zaman inandığımız her şeye büyük bir soru işareti koymak zorunda kalırdık.” diyerek cevap verdi.
ABD’de sessizlik hakim
Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılışının ardından Grönland meselesi hakkında “Grönland meselesini yaklaşık iki ay sonra ele alacağını” söyledi ve “Ulusal güvenlik açısından Grönland’a ihtiyacımız var. Burası stratejik açıdan çok önemli” dedi. Çin ve Rus transit gemilerinin bölgeden geçtiğini de söyleyen Trump, Rus-Çin gemilerinin transit geçişini engellemek istediğini saklamıyor.
Ancak ABD cephesinden şu anda ses yok. En son 21 Ocak’ta Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda konuşan Trump “Güç kullanmak istemiyorum. Güç kullanmayacağım. Amerika Birleşik Devletleri’nin tek istediği, Grönland adındaki yer.” dedi.
DR’ye konuşan Danimarka güvenlik teşkilatındaki üst düzey kaynak ise şu anda Danimarka üzerinde Ocak ayındaki o kadar güçlü bir Amerikan baskısı olmasa da Grönland krizinin yeniden alevlenebileceğini değerlendiriyor. Trump’ın daha üç yıl süresi olduğunu belirten yetkili “Ve ne olursa olsun, ABD’nin topraklarını genişleterek tarihe geçmeye kararlı olduğu sürece, Danimarka Milletler Topluluğu’na yönelik güvensizlik ve meydan okuma devam edecek.”
Bu iddialara karşı ise Danimarka ve Grönland hükümetleri ise sessiz kaldı.



